Evin içine girdiğimizde, tıpkı dışarıda olduğu gibi, herkesin bakışları bizim üzerimizdeydi. Fırat, beni ite kaka içeriye sokmuştu ve herkesin gözü önünde bunu yapması yetmezmiş gibi, bana öldürecekmiş gibi bakıyordu. "Senden iğreniyorum." dedim ona, annesinin ve erkek kardeşinin çok yakında olup bizi duymasını aldırmadan. Gözlerinin içine baka baka söyledim. "İki cihan bir araya gelse de sana yar olmayacağım!" Hiçbir şeye ve hiç kimseye aldırmayan öfkesiyle beni kendine çekti ve bedenlerimiz birbirine tosladığında, yüzüme doğru eğilip, "İstesen de istemesen de!" dedi. Kolumu elinden sertçe çekip aldım ve arkama dönüp eteğimi kaldırarak hızla merdivenleri tırmandım. Durmadım, ta ki evin üçüncü katına dek... Fırat'ın odasına geldiğimde kapıyı açıp içeriye girdim ve başımdaki kırmız

