* * * İçimdeki öfke ve hayal kırıklığı birbirine karışıyordu. Günlerdir içimde biriken bu soruların cevabını almak istiyordum. Artık sessiz kalamazdım, kalmamalıydım. Fırat’la konuşmalı, ona gerçeği göstermeliydim. Onu annesinin gölgesinden çıkarmak istiyordum. “Sen kendi hayatını yaşamak zorundasın, Fırat. Kendini neden bu zincirlerin içinde tutuyorsun?” diye sormak için sabırsızlanıyordum. Ama işler her zaman planladığım gibi gitmezdi, bu sabah da öyle oldu. Henüz gözlerimi tam olarak açamamıştım ki kapının tiz tıklanma sesiyle yerimden sıçradım. O an içimde tuhaf bir sıkıntı belirdi. Sabahın bu saatinde kim kapımı çalardı? Belki Fırat’tı... Yatağın içinde doğrulup, gözlerimi ovuşturdum. Daha fazla bekleyemeden, içimdeki huzursuzluk giderek büyürken hızla yer yatağına baktım. Ama Fır

