"Olur tabii, neden olmasın? Çok da güzel olur hem, sen de onları çok özlediğini söyledin." Rojin’in sözleri içimi rahatlatmıştı. Yüzümde hafif bir gülümsemeyle "Öyle yapalım o halde." dedim ve böylece kararımızı verdik. Onu odasında bıraktım, belli ki hazırlanması ve kıyafet seçmesi uzun sürecekti. Kapıyı kapatıp koridorda ilerledim. Tam karşıda Roza’nın odası vardı ve aklım birden Cihan’a kaydı. Onu daha çok özlemiştim. Acaba oraya gidip onu görebilir miydim? Yoksa Roza, her zamanki gibi üzerime çemkirip beni odadan kovar mıydı? Onunla bir kez daha tartışmaya niyetim yoktu. Bu yüzden derin bir nefes alarak merdivenlere yöneldim. Tam o anda bir kapının açıldığını ve adımın söylendiğini duydum. Süreyya Hanım odadan çıkıyordu. Yanıma yaklaşıp yumuşak bir sesle, "Zerdacığım, ben aşağı ini

