* * * Onun öfkesi, benim inadımı kıramazdı. Cesaretimi söndüremezdi. Bunu o da biliyordu. Ama bence onun asıl hazmedemediği şey, benim ondan daha dik bir duruş sergilememdi. Onun kurallarına boyun eğmüyordum. Onun istediği gibi itaatkâr bir kadın olmuyordum. Ve bu, Fırat’ın kanına dokunuyordu. Eğer mecbur kalmasaydım, onunla asla evlenmezdim. Töreye karşı gelirdim. Bunu o da biliyordu. Ama işte… O, töreye karşı gelecek kadar cesur değildi. Ben her zaman bu saçma adetlere başkaldırmıştım. Eğer abime ya da aileme zarar gelmeyeceğini bilseydim, ona karşı çok daha katı olurdum. Ama işte, Fırat da bunu biliyordu. Bu yüzden beni ailemden uzak tutarak, üzerimdeki stresi her daim diri tutuyordu. Çünkü o da farkındaydı. Bana yeterince özgürlük verirse, kuş misali kanatlarımı açıp

