KASIRGA.

1856 Words

* * * O kötü haberi aldıktan sonra hiç düşünmeden toparlanmıştık. Hızla valizleri hazırlamış, ne alıp ne almadığımızı bile kontrol etmeden uçağa atlamış ve Mardin’e doğru yola çıkmıştık. İçimde karmaşık bir telaş, Fırat’ın yüzünde ise donuk bir öfke vardı. Uçakta, pencere kenarındaki koltuğa oturmuştu. Elindeki o özel işlemeli bıçağıyla oynuyordu – yalnızca çok gergin olduğunda eline aldığı, sapı gümüşle işlenmiş eski, kıymetli bıçağı... Dirseğini kolçağa yaslamıştı. Başını hafif yana çevirmiş, gözlerini dışarıda süzülen bulutlara dikmişti. Yumruk yaptığı eli dudaklarına dayanmıştı; derin düşüncelerle içine çekiliyordu. Diğer eli de, koltuğun kol kısmında yine sıkılı yumruk halindeydi. Parmak eklemleri gerilmiş, derisi beyazlamıştı. Yüzüne baktığımda, kaşlarının arasındaki çizginin ne ka

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD