MANZARAYA KARŞI ÖPÜCÜK.

2595 Words

* * * Fırat’ın direksiyon başındaki hali beni iyice tedirgin ediyordu. Parmakları direksiyonu sıkarak tutuyor, çenesi kilitlenmiş gibi görünüyordu. Gaza her bastığında, araba adeta uçarcasına yol alıyordu. Kalbim hızla çarpıyordu ama Fırat’ı öfkesiyle baş başa bırakmak istemiyordum. Cesaretimi toplayarak, titrek bir sesle: “Fırat, biraz daha yavaş olur musun?” diye sordum. Ama sanki beni duymadı. Daha doğrusu, duymak istemedi. Bütün dikkatini önündeki yola vermişti ama aslında sadece bedeni buradaydı, zihni ise çok daha farklı bir yerdeydi. Öfkesi, yalnızca Roza’ya değil, belki de hayata karşıydı. Etrafa saçılan bu öfke, arabayı da, geceyi de, içinde bulunduğumuz anı da kaplamıştı. Belki de gerçekten ona biraz zaman vermeliydim. Sakinleşmesini beklemeliydim. Ama yanında olma isteğimi

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD