* * * Akşam yemeği hazırlığına yardımcı olurken, tabakları sofraya yerleştiriyordum. Etrafımda hareketli bir ortam yoktu; Fırat hala işte değildi, Roza ise sanırım kemoterapiye gitmişti. Bu yüzden Cihan’la birlikte, bir süre vakit geçirebilmiş ve derin bir nefes almıştım. Onun yanında olmak, evin karmaşasından uzaklaşmak iyi gelmişti. Ancak aniden, kapıdan sesler gelmeye başladığında dikkatim dağıldı. Salona doğru yöneldim, seslerin kaynağını anlamaya çalışarak. Kapı açıldığında, Roza ve Fırat’ı gördüm. Gözlerim fal taşı gibi açıldı, kalbim hızlıca çarpmaya başladı. Onlar birlikte miydi? Neden birlikteydiler? Bir an için ne yapacağımı bilemedim. Tam kızacakken, Fırat’ın Roza’yı kolundan tutarak, iterek ve sürükleyerek içeriye soktuğunu gördüm. Bu, beni daha da şaşırttı. Fırat’ın hali, öf

