YAZAR ANLATIMI
Sevebilmekte , sevilmekte ne kadar yakışır insana bütün aptallıklarını göz önünde yapmaya başlar...
ASAF ' IN AĞZINDAN
Dersimi suistimal ettiği için , dikkatlerini kendi üzerime çektim . Ona hitabende konuşmama kızmış olucakki kaşlarını çatıp başını önüne eğdi. "Bu kadın benim gözüme niye böyle görünüyor." Kızarmış yanakları küçük bir çocuğu anımsatıyordu sanki.
Dikkatimi toplayıp anlatmaya başladım .
Dersin sonunda onun telefonla uğraştığını görünce sınıftan çıkmak istemedim. Dosyaları inceliyormuş gibi yaptım . Son bölümü inerken üzerimdeki gözlerinin farkındaydım.
Bu kadına karşı içimde oluşan benimseme isteme duygusuna engel olamıyordum .
Sadece iki gündür görmeme rağmen , hep yanında nefes aldığım insan gibiydi benim için .
Hayatım o kadar karışıkki bir de duygularımla karışırsa gerçekten halimi merka ediyordum.Ve ben hızlıca o duyguların olduğu kuyuya çekiliyorum , farkındayım.
Arkasını kapatıp kapıya yönelmesiyle ona seslen diyen iç güdüme engel olamadan bir anda konuşmaya başladım.
Tabi benim asi kızım ben ne dersem ters cevap vermeye yemin etmiş gibiydi. Aldığım cevaplarla ona çekilmeme engel olamıyordum.
Bu benim içimdeki , karşı koyan tarafımı resmen nakaaut ediyordu.
Yüzümdeki alaylı surete bir de başımı ağır ağır sallamayı ekleyip üzerine doğru yürüdüm.
" Aslında gerçekten merak ediyorum, ben soyunma odasına girmeseydim ne yapacaktı."
Ona yaklaşmamla geriye doğru attı bu bendeki yaklaşma duygusunu tetikledi . O gerilendikçe ben yaklaştım . Sırtının duvara değmesiyle başını kaldırıp gözlerime baktı .
Mavi bir istek uyandırırmıydı bir adam için , evet uyandırıyordu. Sevme , sevilme hissetme, arzulama , keşfetme hatta benliğini yitirme isteğini bile uyandırıyordu insanda. Cevabından sonra yana yapacağı hamleyi farkedip , elimi duvara attım . Aynı hareketi diğer elimlede yapınca burun buruna denirya tıpkı öyle bir hal aldık . "Tabi onun boyunun kısa olması , onun yüzünün benim göğsüme gelmesiyle ."
Daha fazla bu durumda kalmak istemeyerek bana " ne istiyorsun benden?" dedi.
"Dünkü öküz lafından sonra bir özürünü alırdım ama , neyse."
"Teşekkür" dememle "çok beklersin " cevabını alıverdim. Boş bulunmamla beni itti .
Kapıya doğru adımlamasıyla elimi karnına dolayıp geriye çektim. Bedeninin göğsüme yaslanmasıyla derin bir nefes aldım. Onun bedenini bedenimde hissetmek gerçekten beni nefessiz kesecek kadar isteğe boğuyordu. "Ben bu kadına bu kadar çabuk nasıl kapıldım ya."
Diğer elimle onun yumuşak saçlarının arasına sokup kendime doğru hafifce çekeledim.Canını yakmıyacaktım , sadece onun kokusunu hissetmek istiyordum.
Derin bir nefes alıp kokusunun genzime dolmasına izin verdim." Bu kadının parfümünü gerçekten merak ediyorum."
Ona alayla cevap verdim. " Sen istesende istemesende ben o teşekkürü alacağım bücür."
Ve alacaktımda. Gurur yaptığım için değil onun ağzından bana karşı düzgün bir cümle duymak için." Buna ihtiyacım var galiba."
Ellerimi üzerinden çekip , masaya doğru ilerledim , onunda adımlamasıyla son cümlemide kurdum. Bu yalan değildi yada onu kızdırmak için falan da yapmıyorum. Gerçekten üzerine yakıştığı için söylemiştim.
Üst kattaki odama yönelip kendimi içeriye attım. İki günlük tanıdığım kızda kaybolmak istiyordum. Ve ben bu isteğime karşı dahi duramıyordum.
YAZAR ANLATIMI
Asaf tanımı bile olmayan duyguda sürüklenirken , kendisini hep kokusunu içine doldurmak için çabaladığı kadının yanında buluyordu. Efnan ise kendinden emin sevgiyi en derinine kadar hissetmiş bir kadın olarak Asaf ' da sadece öküzlüğü görüyordu.
Asaf duygularla Efnan' a çekiliyor . Efnan ise hayatında hiç görmediği iki günde sanki hayatının merkezine oturmuş adamdan kaçmak istiyordu.
Kafeteryada işi biten Efnan diğer dersi için üst kata çıktığında . Kendinden emin omuzları dik kapıya yaslanmış hoca olarak düşündüğü bir adamla konuşan Asaf' ı farkeder.
Adımlarını yavaşlatıp iki gündür yapmak isteyipte yapamadığı şeyi yapıp adamı baştan aşağıya süzer. Neden böyle bir şey yaptığını hiç anlam vermesede önemsemez.
Yakınlaşınca bakışlarını karşıya dikip Asaf' ın önünden geçer. Asaf karşısında sanki , ben buradayım diye bağıran kadına bakıp sadece gözleriyle onu takip eder. Karşısındaki adamın konuşmasıyla tekrar ona döner.
ASAF' IN AĞZINDAN
Biraz kendimi ve aklımı toparladıktan sonra diğer ders için kapının kulpunu aşağıya çektim. Karşımda Ferhat Hoca ' yı bulmamla kapıyı kapatıp onun konuşmasına izin verdim." Ben buraya haftada bir gün geliyordum ve bütün günümü burada geçiriyordum."
Sınavlardan, sınıflardan , öğrencilerden bahsederken çaprazımda beliren kadına baktım.Karşımda süzülmesi her ne kadar bakışlarımı çekmeme engel olsada Ferhat Hoca sayesinde bunu yapa bilmiştim.
Konuşmayı daha fazla uzatmadan " Hocam benim derse girmem lazım." deyip yanından ayrıldım.
Bu ondan sonra girdiğim üçüncü dersdi. Her sınıftan çıktığımda gözlerimin girdiği onu görme arayışıyla , etrafa bakmaya başladım. Yine onu görememle bahçeye yönelip fakültenin dışına çıktım .Üzerimdeki bakışların farkındaydım ama umursamadım.
Telefonumun çalmasıyla elimi telefona atıp cebimden çıkardım. " Selda gereksizi arıyor"
Bir sen eksizsin zaten...
Deyip yeşile basıp kulağıma ilettim.
Alo ...Hayatım akşama sizdeyim . Seni çok özledim.
Yüzüme bürünen tiksintiyle;
Kes şunu . Bidaha benimle böyle konuşma Selda , senden daha çok nefret etmeme sebep oluyorsun.
Hayır ben buna bir anlam veremiyorum . Ben ona babam yüzünden katlanırken , onun bu ben istemediğim halde kendini kabul ettirme çabalarına anlam veremiyorum.
Benim için nefret iki kişiyi sembol ediyordu.
Birisi hayatımda birini değiştirmem gerekse bu babam olurdu dediğim adam. Diğeri ise babam tarafından hayatıma itilen kadın olurdu oda Selda.
Telefonu kapatıp cebime attım. Aklımda bugün istediğim teşekkürü alma düşüncesi dolanıyorsu. Bunu sırf onu görmek için istediğiminde farkındaydım.
Fakülteye girmek için arkamı döndüğümde merdivenlerde süzülen kızı gördüm.
Ağır ağır bana doğru yaklaşıyordu.Ben ellerimi cebime atıp sağ tarafıma bir bakış attım . " Bunu istemsizce yaptım."
Karşıma geçip elindeki defterden bir şeyler aramaya başladı. Başını kaldırıp gözlerini kısarak bana sahte bir tebessüm gösterdi...
Bu hareketiyle bana işinin düştüğü ap açık ortadaydı.
Ne oldu bücür ! Bır sıkıntınmı var.
Duyduğu" bücür " kelimesiyle yüzündeki sahte gülüş soldu ve kaşları hafif çatılarak bakışlarını defterden kaldırdı.
Senden bunu istediğime inanamıyorum, ama bana yardım etmen gerekiyor.
Amadan sonrasını kısık sesle söylemesiyle kaşlarım havalandı. Şaşkın bir ifadeyle ;
Ne yardımı , bücür.
Bak bana bücür deyip durma tamam mı? Ben bücür değilim aksine sen devesin.
Kendimi daha fazla tutamayıp seslice güldüm.
Demek öyle , ben deveyim yani sen bücür değilsin .
Başını evet anlamında sallamasıyla daha fazla gülüp , en sonunda anladım dercesine başımı salladım.
Bozulmuş olacakki yüzü kızardı ve hemen konuya girmeye çalıştı.
Evet her neyse, bana yardım edecek misin ? etmicek misin?
Önce konuyu söylede cevabını alırsın .
Dememle tekrar not defterine döndü .Bulduğu notla bakışlarını çekip gözlerimin içine baktı.
Bunu senden istemezdim ama Ferhat Hoca sadece senden yardım alabileceğimi söyledi. Konumuz Bilgisayar sürümleri.
Aaa malesef sana yardımcı olamam.
Deyip yürümek için hareketlenince ;
Ama sen bilgisayar mühendisi değilmisin senin uzmanlık alanın işte , niye kaçıyosunki.
"Kaçıyorsunki "kelimesiyle duraksadım. Arkamı dönüp istediğim teşekkür için oluşturduğum ortama giriş yaptım. Kaşlarımı çatarak;
Kaçmak mı ? bücür.