Çetin Koçarslan Zümra yeniden uykuya daldığında, odadaki sessizlik daha da ağırlaştı. Serumun damla damla akışı, tek düzenli ses. Yatağa uzandığında, yüzündeki o acılı ifade biraz gevşemişti. Ama hâlâ solgundu. Çok solgundu. Doktorun dediği gibi, enfeksiyon ciddiydi. Ve bunun sebebi benim suçumdu. Suç. Bu kelime, zihnimde yankılandı. Berat’ın ölümünden onu sorumlu tutarken, şimdi kendi ellerimle onu hasta etmiştim. Bu ironi midemi bulandırıyordu. Ama altında yatan gerçek daha da iğrençti. Ona zarar verdiğim için pişmanlık duyuyordum. Bu Berat’a ihanetti. Midemin guruldadığını fark ettim. Kahvaltıyı berbat etmişti, ben de yememiştim. O da muhtemelen bir şey yiyememişti. Serum beslemiyordu onu. Katı bir şeyler yemesi gerekiyordu. Hafif, besleyici bir şey. Açım diye düşündüm. Sadece onun

