Elif Avşarhan Aynadaki yansımama bakarken, gördüğüm yüz bana ait değildi. Aslında yıllardır bana ait değildi. Loş ışığın altında, sağ yanağımdan başlayıp boynuma, oradan da köprücük kemiğime kadar inen o pürüzlü, dalgalı doku... Dünyanın en pahalı doktorları, en saygın estetik cerrahları, saatler süren o bıçak altı operasyonları bile bu gerçeği tamamen silememişti. Derim, o geceki alevlerin dilini hala üzerinde taşıyordu. Gözlerimin altındaki o hafif çekilme, tenimdeki o soluk, yamalı görüntü, bana her sabah uyandığımda kim olduğumu ve bana ne yapıldığını hatırlatan birer nişandı. Parmak uçlarımı usulca boynumdaki o yara izlerinin üzerinde gezdirdim. Hissetmiyordum. Sinirlerim o yangında kavrulup ölmüştü çünkü. Tıpkı ruhum gibi. “Hayatımı el birliğiyle mahvettiniz,” diye fısıldadım ayna

