On Dördüncü Bölüm

1138 Words
Dağhan beni almaya geldiğinde ön koltuğa oturup kapıyı hızlıca kapattım. "Yavaş kızım kırdın ya!"  Dolan gözlerimi görmemesi için cama doğru döndüm, sonra vazgeçip yeniden Dağhan'a  döndüm. "Ben geçeceğim oraya." Kaşlarını kaldırıp bana 'ne ayaksın' bakışı attı. "Ben süreceğim hadi in!"  oflayarak kapıyı açtı, ben de kendi tarafımdan sürücü tarafına atladım. Yer değiştirdiğimizde anahtarı kontağa sokup gazı kökledim. "Lan kapıyı kapatamadım gerizekalı! " Gaza biraz daha basarken direksiyonu daha da sıkmıştım. Seni az önce öptü Mısra. SENİ ÖPTÜ! "Mısra yavaşlar mısın yoksa seni camdan tekmeleyerek atayım mı?" İki camı da sonuna kadar açıp vitesi değiştirdim. Belki de ölmek çok daha iyi bir fikirdi.  "Mısra yavaş-LAN KAZA YAPIYORDUK!" Dağhan'ın sesi tüm arabada yankılanırken kemerine tutunmuşt. Başka bir ana yola saptım. "BENİ SEVİYOR!" gaza biraz daha bastım. 220,230,240... "Bas bas," dedi sonunda. "Beni kimse sevemeden gebereyim değil mi?" korkuyla kapıya tutundu. Biraz daha bastığımda "Tamam be!" diye çemkirdi. "Şaka yapıyordum! Lan hastanede beş kişiden üçü seni seviyor zaten! Neyine şaşırdın?" Başımı iki yana salladım. Artık sinirlerim hiçbir şeyi kaldırmıyordu.  "BENİ ÖPTÜ!" "YUH!" dedi o da benim gibi bağırarak.  Rüzgar saçlarımı dağıtıyordu ve direksiyonu sıkmaktan parmaklarımı hissetmiyordum. "Kim öptü lan seni! "  istemsizce yeniden gaza yüklendim.  "Tamam basma tamam sormayacağım!" Arazilerin olduğu bir yerdeydik ve yol boştu, aniden frene basıp durduğumda ağlamaya başlamıştım. Başımı direksiyona yaslayıp hıçkırarak ağlamaya devam ettim. "Ne oluyor Mısra?" dedi başını sırtıma yaslayarak. "Alp beni seviyor," Tükürüğüyle boğulup öksürmeye başladığında bende daha şiddetli ağlamaya başladım. "Aptal, en sonunda itiraf etti mi?"  Başımı sallayıp gözlerimi sildim. "Peki...Sen?" Gözlerimi gözlerine diktiğimde kaşları çatıktı ve yüzümdeki ifadeyi çözmeye çalışıyordu.  Ona cevap vermeyip tekrar ağlamaya başladığımda kısık sesli bir küfür savurup başını kaşıdı. "Gel buraya."  Bana sarılmaya çalıştığında ellerini ittim. "Ben iğrenç bir insanım ya! Nasıl yapabildim..." Derin bir nefes aldım. Artık ağlamayı bırakmalıydım.  Dağhan bana ifadesiz bir suratla baktı. "Seviyor musun? " Cevap vermeyince kolumu tutup kendine çevirdi. Yüzüüne bakamıyordum, "Bana bak! Yaptığın kötü bir şey değil anladın mı? Eğer seviyorsan!"  Bileğimi tutup hafifçe salladı. "Elini tutacaksın. Eğer seviyorsan sevginin arkasında duracaksın! Kaçarak olmaz, kaçamazsın." Emniyet kemerimi çözüp arabadan indim. Elimle yüzümü sıvazlarken ne olacağını düşünüyordum. "Nisan..." "Karşısına daha iyi biri çıkacak," "Ama bana asla güvenmeyecek." "Sen elinden geleni yaptın,"  arkamı dönüp karanlıkta kaybolmayı diledim. "Seviyor musun?" Sorusu beni daha da yalnızlaştırdı, yapmaya çalıştığı şey çok basitti aslında. Kendime itiraf edemediğim duyguları itiraf ettirtmeye çalışıyordu.  "SEVİYOR MUSUN!" Seviyor musun? Sevmiyorum. O zaman güldüğünde neden kalbin tekliyor? Sevmiyorum. O zaman neden yanında olsun istiyorsun, neden başın sıkıştığında ona sarılmak iyi geliyor? Seviyorum. "Seviyorum." dedim kısık sesle. "Duyamıyorum?" Omuzlarımı düşürdüm, artık ne gökyüzüne bakacak halim, n de yıldızları sayacak gücüm kalmamıştı. Başımı aşağı yukarı sallamakla yetindim. Omuzlarımdan tutup sarstı. "O zaman bunu sen de duy.  İnkar etme de artık yaşa." Gözlerine bakıp güvenmek istedim, baktığım ilk anda başarmıştım da zaten. "Babana üzüldüğünü inkâr ettin, babanı özlediğini inkâr ettin, yorulduğunu inkâr ettin, korktuğunu inkâr ettin... Sevdiğini inkâr etme Mısra."  Ona tüm duvarlarımın yıkıldığı gözlerimle baktım, artık kimseden hiçbir şeyi saklayamazdım,  Dağhan'dan hiçbir şeyimi saklayamamıştım da zaten. Ama yine de beni böyle güçsüz görmek ou şaşırtmıştı, gözlerinde görebiliyordum.  Başımı sallayıp arabaya bindim. Kapıyı kapatmama izin vermeden açtı. "İn bakalım, ben sürüyorum. " ona dik dik baktığımda omuz silkti. "Ölmek için çok gencim." Oflayarak diğer tarafa geçtim, o da sürücü koltuğuna binip arabayı çalıştırdı. Eve girdiğimizde Nisan "Hoş geldiniz," dedi neşeyle. Halimi görünce durdu. Bir kaç saat önce ağlayan üzülen kız yoktu karşımda sanki. Kaşlarımı çattım.  "Noldu sana?" dedi yanıma iyice yaklaşırken. "Konuşmamız lazım Nisan." dedim.  Bu  işi daha fazla uzatmanın bir anlamı yoku. Ondan yeterince saklamıştım zaten. "Ben sana bunu daha önce defalarca söylemek istedim ama her seferinde..."  "Hop hop hop. " dedi Nisan ellerini havaya kaldırıp sallarken.  "Bir sakinleş önce, gel şöyle bir otur. Ondan sonra anlat." Derin bir nefes verip güç almak istercesine Dağhan a baktım. Gözlerinden hiçbir şey belli olmuyordu.  "Şimdi söyle," dedi Nisan yüzüme endişeyle bakarken.  Yeniden derin bir nefes alıp gözlerimi Nisan'a çevirdim.  "Alp uzun zamandır bana olan ilgisini açıkça belli ediyor," dedim, yüzünde mimik kıpırdamadı. Üzülmesiden o kadar çok korkuyordum ki resmen kalbim deli gibi hızlı atıyordu.  "ee?" dediğinde şaşırsam da devam ettim.  "Ben de her seferinde senin varlığını hatırlattım... Sonra, ben.."  Ağlamaya başladım ama sadece göz yaşlarım akıyordu, sesim bile titrememişti. "Nisan ben çok özür dilerim, " artık yüzüne bakamıyordum.  "Seviyor musun onu?" dedi. Sesinde hiçbir duygu yoktu, yüzüne bakmadım.  "Cevap ver," dedi bu kez ciddi bir sesle. Sinirli gibiydi , öyle miydi? Bilmiyordum... "Seviyor musun onu Mısra!" sert çıkan sesiyle irkildim.  "Özür dilerim.." dedim tekrar.   Yüzüne bakarak seviyorum diyemezdim. Çenemden tutup gözlerine bakmam için zorladı.  "Cesaretli ol, " Gözlerinde üzüntü yoktu, nefrette yoktu.  "Seviyorum."   Çenemi tutan elini çki.  "Aferin güzel bebeğim. " sonra güldü. İçten bir şekilde güldü.  Kaşlarım daha da çatıldı.  Sinir krizi mi geçiriyordu acaba? "Ben Alp'le gerçekten birlikte değildim ki.. Sen sevdiğini fark et ve biraz çabala diye yaptık. Oyundu... "  Başımdan aşağı kaynar sular dökülür gibi oldu. Gerçekten, kaynar sular.  Bu nasıl bir duyguydu böyl? Rahatlamış mıydım yoksa sinirlenmiş mi? Bu tüylerimin ürpertisi nedendi?"  Gözüm seğirdi. Şaşkınca Dağhan'a baktım.  O gülmüyordu, daha çok nasıl tepki vereceğimi anlamaya çalışıyor gibiydi.  Dizlerim titredi.  "Ne dedin sen?" Bana gülümseyerek bakan Nisan a döndüm.  "Sen bana az önce ne dedin?" dedim tekrar.  Şimdi de ellerim titriyordu.  Bu tepkime şaşırdı.  "S..Sen sevdiğini hiçbirimize itiraf edemedin, o gün Alp kafeye öyle üzgün geldi ki, sorunca da dökülşdü hemen. Ben Alp'in hareketlerinden umutlanıyorum sanmışsın, " Gülümsedi ama tedirgindi.  "Ben de senin onu sevdiğini fark etmeni istiyordum çünkü seni uyaran bir şey olmazsa yüz yıl daha bir şey söylemezdin biliyorum. " "Biz de böyle vbir şey düşündük," dedi ouz silkip. "Herkesin de haberi var," sonra uzanıp elimi tuttu.  "Alp seni seviyor, sen de onu. Benim için böyle bir şeyle bu kadar savaşman hoşuma gitmedi değil.. Ama baktım ki bu seni üzüyor, Alp de ben de bitirmemiz gerektiğine karar verdik. " Dağhan a baktım.  Kızgın mıydım yoksa rhatlamış mı?  Hala bir cevap alamıyordum.  "Bugün seni aradığımda ağlamam da bu yüzdendi. Seni çıldırtmak istedim, ona kız ve artık açıl.. Sen duygularını düzgün bir dille ifade edemiyorsun çünkü." Bu laf beni çıldırtmıştı.  Elimi elinden çekip ayağa kalktım . "SEN BENİM NE KADAR ÜZÜLDÜĞÜMÜ ,"  sesimi alçaltmaya çalıştım ama olmadı. "SEN BENİM NE KADAR HARAP OLDUĞUMU KENDİMİ NE KADAR SUÇLU HİSSETTİĞİMİ TAHMİN EDEBİLİYOR MUSUN!"  Nisan da benim gibi ayağa kalktı.  "Şimdi kızıyorsun ama teşekkür edeceksin. " dedi.  Güldüm.  "Bunun tek yolu bu muydu Nisan? Çocuk muyuz biz? Bu ne böyle! "  Saçlarımı kopartmak istercesine tuttum.  "Kendimi aşağılık bir pislik gibi hissettim. " Dağhan "Mısra, sakinleş," dediğinde bu kez ona döndüm.  "Defalarca yanında ağladım ve sen tek kelime etmedin öyle mi? Bildiğin halde... Yazıklar olsun." isan'a döndüm. Sanki yaptığının bu yanlış yönünü yeni görmüş gibiydi.  "Bir kez beni karşına alıp hislerimi doğru ifade edebilmem için konuştun mu benimle?" dedim . Sonra yine güldüm.  "Hani yanlış ifade ediyormuşum ya..." Yutkundu.  "Hepinizin alacağı lsun, gerçekten.. " Alkışladım.  "Harika oyun, çok iyi geldi. " sonra çantamı alıp evden çıktım. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD