Onu en son bir ay önce görmüştüm. Yaralı ve acı çeken bir haldeydi. Şimdi o günün aksine toparlanmıştı. Saçları geriye doğru yatırılmış, üzerinde takım elbisesi ile jilet gibi duruyordu. -"Senin ne işin var burada?" Benim somurtgan yüz ifademe karşılık o keyifliydi. -"Çok ayıp. Sen gelen müşterilerine böyle mi davranırsın?" Kaşlarım çatıldı. -"Ne istersiniz diye sorduğumda 'seni' cevabını aldığım her müşteriye böyle yaparım. İkram olarak da bir kurşun. Nasıl ama?" Keyifli bir kahkaha attı. -"Fazla cesursun." Bilse ki korktuğum anlarda içime sanki başka bir insan kaçıyor beni anında ezerdi. -"Senin gibilerin karşısında böyle durmam gerekiyor. Yoksa canım çok yanar." Gülüşü hafifledi. -"Canını çok mu yaktılar senin?" İçim titredi. -"Fazlasıyla." Bir süre gözlerimin içine baktı. -"C

