10.Bölüm

214 Words
Anlatıcak çok şeyi olanlar neden ağzını açamazdı da, anlatacak birşeyleri olmayanlar hiç susmazdı. "Onu çok seviyorsun." Durdum. Henüz yoğunluğunu düşünmediğimi farkettim. Belki de onlar için şaşırtıcı olan çok kelimesi benim kalbimde ki hislerin yanında az kalmıştı. Çünkü ben adını bile koyamıyordum bu tuhaf duygunun. Sanki herhangi bir kelimenin içine sığdırmak, kalbimde ki uçsuz bucaksız hislere saygısızlık olacak gibi geliyordu. Benim sakındıklarım ve onun yıkımları..İşte biz bundan ibaret olmuştuk her zaman. Ama ben gurur yapmıyordum. Ve gurur yapılacak birşey de görmüyordum. Asıl o böyle güzel hislerden mahrum olduğundan dolayı kendisi utanmalıydı. "Evet." Zihnimde ki sesler neden kelimelere dökülürken bu kadar zorlanıyordu ki? Şaşkın mırıltılar gelmeye başladı ikisindende. Bazen benim duyduğum sesleri onlarda duyuyor zannettiğim için şaşkınlıklarına anlam veremiyordum. "Bu hisler çok başka." Denizin sert dalgaları kendini kayalara vurarak güçlü zannettiğin de insana benzettim biran. Başkalarının kırgınlıkları üzerine kendi gücünü inşa ederek acizliğini kapatıyordu. Halbuki en güçsüz olan, güçsüzlüğünü kapatmaya çalışandır. Bunu gözden kaçırmıştık sanırım. "O zaman söyle ona. Bir hafta sonra boşanma davan var. Pişman olmazsın en azından ." Aslının cesaret verici sözlerini mantık terazisinde tarttığım da olura yakın geldi biran. Yada hâlâ daha gönül terazisiydi ama ben öyle görmek istiyordum. "Konuş onunla Alinkuşum . Hem ben onun sana karşı oldukça yoğun hisler beslediğini düşünüyorum." Hisler? Nefretin yoğunluğunu güzele yormuştu sanırsam. Benim Aymiram, şeker portakalım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD