Ertesi sabah Demirhan Konağı’nda telaşlı ama tatlı bir hareketlilik vardı. Nişan gecesinin üzerinden yalnızca birkaç saat geçmişti ama herkes sabahın erken saatlerinden itibaren ayaktaydı. Mutfaktan gelen kahvaltı kokuları, bahçede kurulan büyük sofranın etrafında yapılan hazırlıklar, konağın her köşesini neşeyle sarmıştı. Berivan, sabah erkenden kalkmış, saçlarını topuz yapmış ama yine de dağınıklığın o doğal güzelliğini bırakmıştı üzerinde. Beyaz sade bir elbise giymişti. Salona indiğinde hâlâ geceye dair bir hüzün vardı gözlerinde; Baran’ın söyledikleri aklından çıkmıyordu. Ama bu sabah, kalabalığın arasında bu kadar duygusallaşmaya fırsat bulamayacaktı. Çünkü herkes onun etrafındaydı. Bahçede kurulan uzun sofrada, Efnan, Boran, Hakan, Yasemin, Akif, halaları, Zelal Hanım, Muzaffer Be

