Baran içini çekti. “Biliyorum. Ama ben bazen seni sadece kendime saklamak istiyorum. Bu dünya fazlasıyla kalabalık.” Berivan başını eğdi. “Ama biz ikimiz oldukça, dünya ne kadar kalabalık olursa olsun fark etmez. Çünkü ben seninleyken hep yalnız hissediyorum. Yani… huzurlu, güvenli.” O an, aralarında bir sessizlik oldu. Ama bu sessizlik, bir soğukluk değil; aksine bir huzurun sessizliğiydi. Berivan, Baran’ın elini tuttu. Gözleri nemlenmişti ama gülümsüyordu. “Ben de seninle olmak istiyorum. Sonsuza kadar.” Baran gözlerini ona dikti. “O zaman bu bir söz mü?” Berivan hafifçe başını salladı. “Hem de ömrümün en gerçek sözü.” Ve sonra, dışarıda lapa lapa kar yağarken, dağ evinin sıcaklığında iki kalp daha da birbirine sarıldı. Gelecek, onları bekliyordu. Tatlı sert diyalogları, bazen kahk

