Nûjin yukarıya kaldırdığı kalçasını Hazar'ın kontrolünde sertçe aşağı bıraktığında dudaklarının arasından tiz bir çığlık döküldü. "Ahh.." İki dudağının arasından kontrolsüzce sızan zevkle karışık o inleme işlerin hepten raydan çıkmasına sebebiyet verdi.
Nujin inliyor, o inledikçe Hazar'ın kalçasına sarılan elleri sertleşiyordu. Genç adam avuçlarının arasındaki dolgunlukları zevkle yoğurup, karısını yönlendiriyordu. İkinci turu atıyorlardı ve Hazar Mir Hézrawan buna rağmen tam manasıyla doymuş sayılmazdı. Ayrı kaldıkları günlerin acısını çıkaracak, karısının narin kadınlığının hakkını verecekti.
Nujin, Hazar'ın düşüncelerinden habersiz kontrolsüz bir zevkle kocasının kucağında zıplamaya devam ederken şehvetin esir aldığı bedeninin tutkudan arınır arınmaz kapılacağı pişmanlığı düşünemiyordu. Şu an için mantıklı yanını yitirmiş gibiydi.
"Ahh, Ağam!" Diyerek alt dudağını sertçe dişledi Nûjin. Hazar'ın içindeki varlığı canını yakacak kadar heybetli, kadınlığını zorlayan baskı oldukça keskindi.
Lâkin acı, şu an için Nûjin'in umrunda olan en son şey bile değildi. Hazar'ın teni, teninin sıcaklığı ve kokusu genç kızı çoktan kendisine esir etmişti. Bedenine hükmeden sertliği, hoyratlığına karışan şefkati Nûjin'in aklında ne var ne yoksa silip götürüyordu.
Yaşananlar taze, kırgınlıklar yerli yerindeydi lakin Nujin şu an sadece kocasına, onun vahşiliğine ve muhteşem bir uyumla birleşen bedenlerine odaklanmıştı.
"Ohh.." diyerek zevkle inledi Hazar. Başını geriye atarak araba koltuğuna yasladı. Nûjin ellerini Hazar'ın gömleğinin açık bıraktığı göğsüne yasladı. Sert, çıplak göğsünde ellerini usulca gezdirirken belki de ilk defa bu kadar cesurdu ve duygularına göre hareket ediyordu. "Devam et... Devam et, Nûjin! Durma!"
"Böyle mi? Öğrettiğin gibi..." Diyerek kızaran yanaklarına aldırış etmeden kalçasını bir tur kıvırarak sert bir hamleyle ileri geri hareket etti Nûjin. Tam da Hazar'ın öğrettiği gibi onun isteği hızda ve sertlikte kucağında sekmeye başladı İçinde iri aletin baskısı ve ateşiyle kavrulmayı sürdürdü. "Oluyor mu?" Diyerek yutkunarak Hazar'a baktı.
Hazar'da Nûjin'de büyük bir zevkle kavruluyordu.
"Öğrettiğim gibi.." Diyerek sertçe kafasını sallayan Hazar'ın gözü birleşme noktalarından ayrılmıyordu. "Öğrettiğim gibi- hay sikeyim!" diyerek ansızın bir küfür yuvarladı dudaklarının arasından ve Nûjin'in ince beline kolunu doladığı gibi genç kadını sertçe deri koltuğa yatırarak üzerine çıktı. Heybetli bedenine araba dar geldiği için zorlanıyordu lakin Nujin'den de kopamıyordu.
Hazar, Nûjin'i arabanın deri siyah koltuğuna yaslayıp ince bacaklarını omuzlarına aldığında aralarındaki yok denecek kadar az olan mesafe hepten kapanmıştı. Arzudan kararmış gözlerini Nûjin'in çikolata kahvesi güzel gözlerine dikip hiç beklemeden sert bir darbeyle en derinine girdi.
"Ahh, Ağam!" diyerek çığlık attı Nûjin. "Yavaş!" Hazar'ın kadınlığına her çarptığında içinden bir parça kopuyormuş gibi hissediyordu. Sırtı deri koltuğa sürtünüyor, Hazar'ın darbeleri ile ileri geri sarsılıyordu. Hazar elleriyle Nûjin'in kalçasını kavrayıp genç kızı kendisine daha sert çekti. Darbeleri o kadar haşin o kadar hoyrattı ki arabanın içinde hızlı nefes alışverişlerinin yanında tenlerinin birbirine çarpma sesi duyuluyordu.
"Ağam değil," diyerek hırladı Hazar Mir Hézrawan. "İster Hazar ister Mir. Kocanım ben senin, Nûjin." Nûjin'in ismini çığlık çığlığa inlemesi genç adamı delirtiyor, fena hâlde etkiliyordu. Ne var ki Nûjin oldukça nadir adını zikrediyor, güzel dudaklarından Ağam'dan başka bir şey çıkmıyordu.
Hazar, karanlık bakışlarını karısının kızarmış, terle parlayan yüzünde gezdirdi. O an, itiraf etmekten kaçamayacağı bir hakikat gelip karşısına dikildi. Hazar, Nujin'e bitiyordu. Onun her hâline tutuluyordu. Nûjin’in sessizliği, bakışlarındaki gizli arzu, çekingen meydan okuma, hatta artık söylemesini istemediği lâkin ısrarla dudaklarından dökülen tek bir ağam sözcüğü bile adamın içinde bastırdığı ateşi harlamaya yetiyordu.
Nûjin Nare Hézrawan… Bu isim, Hazar’ın zihninde bir fısıltı gibi dolaşıyor, içini ateş gibi yakıyordu. Nûjin hiç bir şey yapmadan bir bakışıyla dâhi erkekliğini uyandırıyordu.
"Adımı söyle, Nujin.” Genç kadın ısrar eden kocasına, anlam veremeyen bakışlarla karşılık verdi. Zaman zaman ismini dile getirse de çoğunlukla herkesin ona hitap ettiği biçimi tercih ederdi. Genç adamın adını söylememek bilinçli bir tercih değildi.
"Hazar.." diyerek kocasına istediğini verdi Nûjin. Hazar Mir Hézrawan'ın gözlerinin içine bakarak bir kez daha ismini yineledi. Öyle ki ihtiyaçla inledi. "Hazar.. Devam et mêrê min..." (Kocam)