Yutkundum sözünün ardından arkasını dönmüş uzaklaşırken daha da kimsesiz kaldığımı fark ettim. Ölüme yakın bir yalnızlık çekiyordum. Ve Akça da beni az önce acımasızca terk etmişti. Ben bu acımasızlıkların içinde nasıl var olacaktım? Bilemiyordum...Var olamıyordum, var olamadıkça da yok olmaya yakınlaşıyordum. Oysa bunun olmaması gerektiğini biliyordum.... Çok acımasızcaydı hayat, benim için çok acımasızcaydı hem de. Üşüyordum, hissizleşmeden delicesine üşüyordum. Bu üşüyüş beni son noktaya götürürken son bir güçle ayağa kalkmayı denedim. Vücudumdun hiçbir noktasını kıpırdatmaya gücüm yetmemişti. Yapamıyordum, olmuyordu. Kalkamıyordum battığım bu çukurdan terk edemiyordum burasını. Canımı yakan yerlerden gidememekle yazılmıştı benim hayatım. Ne çocukken ne de şimdi ölürcesine acı çeksem

