''Bir gün ölümüm senin elinden olacak Efnan.'' Belki de doğruydu söylediği, hatta belkisi oldukça fazla kaçıyordu bu cümlenin ayarına. Silahımı şakağına dayayıp tetiğe basarken bir saniye bile tereddüt etmezdim. O yola giderken önüme çıkacak herkesi öldürebilirdim. Buna Gölge de dahildi. Ona yakın olmam, onu etkileme çabalarım, kendim etkileniyormuş gibi yapmam.... Hepsi oyunumun koca bir parçasıydı. Bu oyunu oynamak beni sahtekar yayar mıydı bilemiyordum. Ben sahtekar mıydım, olsam da çok umursamazdım. Zaten bu yola girdiğim andan beri hayatımın en büyük oyununa başlamamış mıydım? Evet evet başlamıştım. Bu benim için çok da önemli değildi. Hayatta dürüstlükte çok meziyet olmuyordu. Dürüst olmaya gerek yoktu, hele de ben bu karanlığa her saniye daha da çok alışırken hiç dürüst olmaya

