Elimdeki parçayı yerine koymaya çalışırken bir türlü oturmaması sinirlendirmişti beni. Ben deli gibi zorluyordum ama o asla yerine oturmuyordu, oysa onun yeri orasıydı neden bir bütün kılmıyordu kendisini neden beni zorluyordu. Neden basit bir yapbozu yaparken bile deli oluyordum? Neden bu kadar basit bir şey bile bana şu an çok zor geliyordu. Elime değen sıcak elle başımı kaldırdım beni yeşil gözler karşıladı, ''Bu oranın parçası değil.'' dedi yumuşak bir sesle. Elimdeki parçayı elimden sıyırıp almak yerine elimi tutarak beni doğru parçanın üzerine götürdü. Onun yardımıyla yapbozun son parçasını yerleştirdiğimizde üstümden büyük bir yükün kalktığını hissediyordum. ''Bu parça burasının, onu ait olmadığı bir yere zorlarsan kenarları buruşur. Yırtılır Efnan...'' diye konuştu gözlerini göz

