Bardaktaki portakal suyu taze sıkılmıştı, benim için sıkmıştı. Beni düşünmüştü ama bir yandan da bana kötü davranmakta direniyordu. Belki de bu onun kendiyle olan çelişmesiydi. Bazen hatta çoğu zaman onu anlamakta zorluk çekiyordum, kafamı yormamam gerekirken yoruyordum. Zorlu bir bulmaca olsa da ben inadına deliler gibi o bulmacayı açmak istiyordum. ''Bitti bu.'' diyerek içtiğim portakal suyunun boş bardağını uzattım. Bardağı alıp yastığımı aşağıya çekti. ''Uyu hadi.'' ''Uykum yok.'' Yorganı üzerime çekti, ''Uyu.'' Gidecekken bileğini tuttum, ''Uykum yok diyorum.'' ''Ne yapayım Efnan masal mı anlatayım sana?'' Gülümsedim, ''Harbiden anlatsana.'' O an alay eder gibi güldüğünde ben alayından çok güzel gülümsemesinden takılı kalmıştım. İzlemekten geri alamamıştım kendimi hatta. ''Ne

