BÖLÜM 12 – İHANETİN BEDELİ

1091 Words
Zaman daralıyordu. Kurşun sesleri sokağı inletirken, Levent, Kuzey ve Mira, ölüm kalım savaşı veriyordu. Bu, kaçınılmaz yüzleşmenin başlangıcıydı. Alpay’ın adamları onları sokak arasında kıstırmıştı. Mermi yağmuru altındaydılar. --- 1. SOKAKTAKİ ÖLÜM DANSI Levent, silahını iki eliyle sıkıca kavradı. Gözlerini kıstı, nefesini kontrol etti ve tetiği çekti. BAM! Öndeki adam göğsünden vurularak geriye savruldu. Kan, yere hızla yayıldı. Kuzey hızlı bir şekilde pozisyon aldı, omzunu duvara yaslayarak ateş etmeye başladı. Kurşunlardan biri, bir adamın dizine saplandı. Çığlıklar yankılandı. Mira, elindeki susturuculu tabancayla birinin kafasına nişan aldı ve tek kurşunla işi bitirdi. Sakin, odaklı, acımasızdı. Ama Alpay’ın adamları pes etmiyordu. Karanlıkta gölgeler gibi hareket ediyorlardı. Levent, arabanın motoruna kurşun sıkan birini fark etti ve hızla silahını kaldırdı. "Sakın deneme!" diye bağırdı ama adam çoktan tetiği çekmişti. Motor bir anda patladı. Büyük bir ateş topu sokağı aydınlattı. Isı dalgası herkesi geriye savurdu. --- 2. SAVAŞTAN KAÇIŞ "Siktir!" diye bağırdı Kuzey. Duman ve alevlerin arasından kaçmak zorundaydılar. Mira, hemen yanındaki çıkış kapısını işaret etti. "Buradan! Hemen!" Levent ve Kuzey, hiç tereddüt etmeden içeri daldılar. Kapıyı sertçe kapattılar. İçeride derin bir sessizlik vardı. Yalnızca dışarıdan gelen siren sesleri ve patlamaların yankısı duyuluyordu. Ama bu bitti demek değildi. --- 3. ALPAY’IN PLANI Tam o sırada, Alpay telefonunun ekranına baktı. Adamları başarısız olmuştu ama bu onu durdurmayacaktı. "Levent kaçmayı başardı ama fazla uzağa gidemez," diye mırıldandı. Gözleri öfkeyle parlıyordu. Masadaki silahını aldı ve adamlarına döndü. "Eğer onları hemen bulmazsak, bu savaş bizim kaybımız olur. Bütün şehri tarayın. Onları istiyorum!" Hedef belliydi: Levent, Kuzey ve Mira. Ama asıl büyük sürpriz henüz gelmemişti. --- 4. GİZLENMEK YETMEZ, SALDIRMALIYIZ Saklandıkları binada, Levent bir harita açtı. Şehirdeki kaçış yollarını inceliyordu. Kuzey, derin bir nefes alarak oturdu. "Bizi burada bulmaları an meselesi. Ne yapacağız?" Mira gözlerini kıstı. "Saklanarak bu savaşı kazanamayız. Saldırmalıyız." Levent başını salladı. "Ama akıllıca olmalı. Alpay’ın zayıf noktası neresi?" Mira bir an düşündü. Sonra gözleri parladı. "Otelini hedef alabiliriz. Orada korunaksız olacak." Plan şekillenmeye başlamıştı. Ama bu, geri dönüşü olmayan bir yoldu. --- 5. KANLI GECENİN SONUCU Sabaha karşı, Levent ve ekibi Alpay’ın oteline sızdı. Sessiz ve hızlıydılar. Ama içeride onları bekleyen bir sürpriz vardı: İHANET. Kuzey’in telefonuna bir mesaj geldi: "Bunu yapma, Levent’e güvenme. Sana zarar verecek." Gönderici? Bilinmeyen Numara. Tam bu sırada, otelin koridorunda bir gölge hareket etti. Alpay’ın adamları pusu kurmuştu. BAM! BAM! BAM! Kurşunlar havayı deldi. Ama asıl şok edici şey… Mira’nın sırtından vurulmasıydı. Levent şok içinde ona doğru koştu. "Mira! Dayan!" Ama Mira’nın gözleri kapanıyordu… Savaş sona ermedi. Daha yeni başlıyordu. --- Mira’nın kanı Levent’in ellerine bulaşmıştı. Nefesi hızlandı, gözleri karardı. Bu bir tuzaktı. Kuzey, silahını kaldırıp koridorun sonundaki gölgelere ateş etti. Kurşunlar duvarlara saplandı, camlar patladı. Ama Alpay’ın adamları bir anda her yerden belirdi. Levent’in içini bir his kemiriyordu. Burada olmamalıydılar. Bu ihanetin kokusu çok yakındı. --- 6. DÜŞMANIN GÖLGESİ Mira’nın nefesi zayıflıyordu. Levent’in gözleri öfkeyle doldu. "Siktir! Onu kaybedemeyiz!" diye hırladı. Kuzey, arkasındaki kapıyı tekmeledi. Kapı açıldı, içeride lüks bir suit vardı. Hemen Mira’yı içeri taşıdılar. Ama daha içeri girer girmez bir silah sesi duyuldu. "Kıpırdamayın." Alpay’ın adamlarından biri odanın içinde bekliyordu. Ellerinde otomatik silah vardı. Levent ve Kuzey anında silahlarını kaldırdı ama adam silahını Mira’ya doğrulttu. "Eğer tetiği çekerseniz, kadın ölür." Levent dişlerini sıktı. Bu herif planın bir parçasıydı. --- 7. TUZAĞIN MERKEZİ Odadaki adam bir adım attı. "Alpay sizinle özel konuşmak istiyor." Levent bir an duraksadı. "Ne saçmalıyorsun?" "Kendi gözlerinle görmen gerek." Adam gülümsedi ve kapının yanındaki ekrana dokundu. Büyük bir televizyon açıldı. Ekranda Alpay vardı. Oturduğu masanın arkasında sakince bir kadeh viski çeviriyordu. Gözleri buz gibiydi. "Levent… Nihayet." Levent yumruğunu sıktı. "Siktir git, Alpay." Alpay güldü. "Bu kadar öfkelenme. Bugün çok ilginç bir şey öğrendim. Sana ihanet edenin kim olduğunu söylememi ister misin?" Levent’in içi burkuldu. Kim? "Yanındaki adamıma bak. Onu tanıyorsun." Levent ve Kuzey aynı anda silahlarını kaldırdı ama adamın yüzü bir anda gölgelerden çıktı. "Sürpriz, Levent." Levent’in nefesi kesildi. Bu adam… Arda’ydı. Levent’in eski dostu. --- 8. GERÇEKLERİN AĞIRLIĞI Levent’in gözleri kısıldı. "Bunu sen mi yaptın? Bizi sen mi sattın?" Arda başını eğdi. "Beni zorladılar, Levent." "ZORLADILAR MI?" Levent’in sesi odayı inletti. "Sen bir ihanetçisin! Mira’nın kanı senin ellerinde!" Arda derin bir nefes aldı. "Seni öldürmek istemiyorum. Ama Alpay’a boyun eğmezsen... ikimiz de öleceğiz." Kuzey, sabrı taşarak silahını Arda’ya doğrulttu. "Bu adamı burada bitirelim, Levent." Ama tam o anda, Mira’nın sesi duyuldu. "Hayır… Yapma." Levent hızla Mira’ya döndü. Zor nefes alıyordu ama bilinci yerine gelmişti. "Bu savaş burada bitmeyecek," dedi Mira. "Bizi satana değil, bu savaşı başlatana odaklanmalıyız." Levent’in gözleri öfkeyle parladı. "O zaman Alpay’ı bitireceğiz." Kuzey ve Mira başlarını salladı. Savaş daha yeni başlıyordu. --- ATEŞİN ORTASINDA Levent, kanlı gömleğini sıyırıp bir kenara fırlattı. Nefesi düzensizdi, gözleri öfkeyle parlıyordu. Mira kan kaybetmişti ama hayatta kalmıştı. Kuzey tetikteydi. Arda ise sessizdi. İhanet. Levent’in içini kemiren tek kelime buydu. "Bizi buradan çıkarmamız lazım," dedi Kuzey, odadaki sessizliği bozarak. "Alpay bu işin sonunu getirecek. Burada kalırsak ölürüz." Levent başını kaldırdı. "Öyleyse biz de önce onun işini bitireceğiz." Kuzey kaşlarını çattı. "Bu kadar kolay mı sanıyorsun?" Levent, silahını masaya koyup namlusuna bastı. "Önce Mira’yı güvene alacağız. Sonra bu iş bitecek." KAÇIŞ Dışarıdaki koridor sessizdi ama Levent biliyordu ki sessizlik, ölümün habercisiydi. Kuzey kapıyı araladı, hızlıca dışarı göz attı. Hiçbir hareket yoktu. "Hızlı olalım," diye fısıldadı. Mira’yı destekleyerek odadan çıktılar. Arda en arkadaydı. Levent her an ona güvenini kaybedebilirdi ama şimdilik elini kolunu bağlamıştı. Merdivenlerden inerken aşağıdan ayak sesleri duyuldu. Silahlar çekildi. "Hadi bakalım," dedi Kuzey dişlerini sıkarak. "Geliyorlar." İlk mermi sesi koridoru doldurdu. Levent hızla duvara yaslandı, Kuzey yere çömeldi ve ateş etti. Kurşunlar yankılanırken Alpay’ın adamlarından biri yere düştü. "İLERİ!" diye bağırdı Levent. Üçü birden koridorun diğer ucuna yöneldi. Ama çıkış yolu kapanmıştı. Dış kapıdan gelen seslerle irkildiler. Daha fazla adam geliyordu. Levent’in yüzü sertleşti. "Buradan sıyrılmamız lazım. Bir yol bul." Kuzey gözlerini hızla gezdirdi. "Burada bir servis asansörü var. Ama bodruma iniyor." Levent dişlerini sıktı. Bodrum, kaçış için tek şanstı. BODRUM KATINDA TUZAK Asansör zemin kata indiğinde kapılar yavaşça açıldı. İçerisi karanlıktı. Küçük, loş ışıklar titriyordu. Her yer beton ve rutubet kokuyordu. Kuzey içeri adım attı. "Burada bir şeyler ters." Tam o anda metal bir kapı hızla kapandı. BOOM! Geri dönüş yolu kapanmıştı. Mira nefesini tuttu. "Bizi buraya hapsettiler." Levent çevresine baktı. "O zaman çıkış yolunu biz açacağız." Bodrum katındaki duvarlar eski ve çatlaktı. Ama daha önce burada başka bir şeyler yaşanmış gibiydi. Kuzey fısıldadı: "Burası bir işkence odası gibi görünüyor." Zincirler, eski kan lekeleri, yere devrilmiş sandalyeler… Burası, Alpay’ın sırlarını sakladığı bir yer olmalıydı. Levent yumruğunu sıktı. "Eğer buradan sağ çıkarsak, bu adamı diri diri yakacağım." Ama o anda, odanın diğer ucunda bir şey hareket etti. Birinin nefesi duyuldu. Ve karanlıktan, bir çift göz belirdi. --- DEVAM EDECEK...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD