BÖLÜM 11 – KANUNSUZ TOPRAKLAR

1347 Words
Eski limanın etrafındaki deniz, gece rüzgarının etkisiyle hırçınca dalgalanıyordu. Paslanmış konteynerler, terk edilmiş vinçler ve denizin çürümüş kokusuyla sarılı bu yer, her şeyden önce bir mezarlık gibiydi. Burada ne kanun vardı ne de merhamet. Levent, direksiyonun başında gözlerini ileriye dikmişti. Kuzey ise arka koltukta silahını kontrol ediyordu. Cemil, sigarasını yakarken hafifçe gülümsedi. "Burada işler farklı işler, çocuklar." diye mırıldandı. "Liman, Alpay’ın evi gibi. Onun bölgesine adım atıyorsunuz. Bunu unutmayın." Levent’in gözleri parladı. "Bize yol gösterdiğine dua et. Yoksa çoktan mezarını kazıyordun." Cemil omuz silkti. "Benim hayatta kalmamın bir sebebi var. Kazanan tarafta olmayı bilirim." --- MİRA'NIN DİRENİŞİ Eski limanın karanlık bir deposunun içinde, Mira elleri bağlanmış şekilde bir sandalyeye oturtulmuştu. Alpay karşısında dikiliyordu. Yanında birkaç adamı daha vardı, hepsi silahlıydı. "Bu işin nereye varacağını biliyorsun, değil mi Mira?" diye sordu Alpay, sigarasını yavaşça üfleyerek. Mira ona nefretle baktı. "Levent seni öldürecek. Bunu biliyorsun, değil mi?" Alpay güldü. "Bunu duymaktan bıktım artık. Levent bu dünyaya ait değil. Onu nasıl kontrol edeceğimi biliyorum." Mira, kaçmanın bir yolunu arıyordu. Ellerini bağlayan ipleri gevşetmeye çalışırken içerideki adamlardan birinin bir anlık boşluğunu kolluyordu. Zayıf noktaları bulmalıydı. --- ÇATIŞMA BAŞLIYOR Levent ve Kuzey arabadan indiklerinde, Cemil de hemen peşlerinden geldi. Konteynerlerin arasındaki gölgeler kıpırdanıyordu. Liman sessizdi ama bu sessizlik fırtına öncesi bir huzur gibiydi. "Bizi bekliyorlar." dedi Kuzey, tabancasının namlusunu kontrol ederek. Levent, Alpay’ın adamlarının saklandığı yerleri tek tek taradı. "Bize saldırmalarını bekleyemeyiz. İçeri gireceğiz." Cemil başını iki yana salladı. "Bana kalırsa, önce bir plan yapmalıyız." Levent ona aldırış bile etmedi. "Plan basit. Giriyoruz, Mira’yı alıyoruz ve burayı mezarlığa çeviriyoruz." Silahlar çekildi. Ve gecenin karanlığında mermiler havayı delip geçti. --- LİMAN ALEV ALIYOR Levent ve Kuzey hızla konteynerlerin arasına daldı. Silah sesleri yükseldiğinde, gölgeler içlerinden fırlayan adamlara dönüştü. Kuzey ilk atışını yaptı ve bir adam yere yığıldı. Levent, arkasına sızmaya çalışan birini tabancasının kabzasıyla yere serdi. "İLERİ!" diye bağırdı Levent, Kuzey'e işaret ederek. İçeri girdiklerinde, Mira’nın bağlı olduğu sandalyeyi gördü. Alpay, Mira’nın başında dikiliyordu, yüzünde kendinden emin bir gülümseme vardı. "Tam zamanında geldin, Levent." --- YÜZ YÜZE Levent ve Alpay göz göze geldiğinde, odadaki hava dondu. "Onu bırak." dedi Levent, silahını kaldırarak. Alpay güldü. "Bıraksam ne olacak? Beni öldürecek misin?" Levent’in parmağı tetiğe bastığında, içerideki adamlar da silahlarını kaldırdı. Bu bir savaşın başlangıcıydı. Ve geri dönüşü yoktu. --- Limanın içinde savaş başlamıştı. Geceyi yırtan silah sesleri, konteynerlere çarpıp yankılanıyordu. Levent ve Kuzey, düşman ateşine karşı hızla pozisyon alırken, Mira hâlâ bağlı halde sandalyede oturuyordu. Onu kurtarmak için bir hamle yapmaları gerekiyordu ama Alpay’ın adamları her köşeye dağılmıştı. Levent nefesini kontrol ederek nişan aldı ve tetiği çekti. Silahın sesi gecenin sessizliğini parçaladı. Bir adam göğsünden vurularak geriye doğru sendeledi ve yere yığıldı. Kuzey hemen pozisyon aldı, bir konteynerin arkasına geçerek düşmanların pozisyonunu inceledi. "Sayıca fazlayız ama avantaj bizde değil," diye fısıldadı Kuzey. "Bizi açık alanda sıkıştırdılar." Levent dişlerini sıktı. "Onlara içeri girmemiz gerektiğini düşündürteceğiz. Sen dikkatlerini dağıt, ben Mira’yı alacağım." Kuzey başını salladı ve hızla sağ tarafa kayarak ateş açmaya başladı. Kurşunlar metal konteynerlere çarparken kıvılcımlar saçıyordu. Levent fırsattan istifade ederek öne atıldı. Alpay, içerideki kaosu izlerken sadece gülümsüyordu. --- MİRA’NIN KAÇIŞI Mira ipleri gevşetmeyi sonunda başarmıştı. Ellerini kurtardığında, Alpay’ın sırtı ona dönüktü. O an, kaçmak için tek şansıydı. Hızla yerinden fırladı ve odadaki bir şişeyi kaptığı gibi Alpay’ın kafasına geçirdi. Şişe paramparça olurken Alpay sendeledi, küfürler savurdu. "KAÇ MİRA!" diye bağırdı Levent, içeri dalarken. Mira, elleri hâlâ uyuşmuş şekilde hızla kapıya yöneldi. Ama Alpay’ın adamlarından biri kolunu kaptı. Mira refleksle adamın ayağına sert bir tekme savurdu ve onu serbest bırakıp kaçmaya başladı. Levent içeri daldığında, Mira kapıya ulaşmıştı bile. Alpay alnındaki kanı silerek silahını çekti. "Bunun bedelini ödeyeceksin, Levent." --- SONSUZ HESAPLAŞMA Levent silahını kaldırdı, Alpay da aynısını yaptı. İki adam birbirine bakarken ortamda ölüm sessizliği hâkimdi. Kimin önce ateş edeceği, kimin hayatta kalacağını belirleyecekti. "Bunca yıl boyunca hep aynı oyunu oynadık, Alpay." dedi Levent. "Ama artık bitti." Alpay güldü. "Senin için mi? Levent, biz bu dünyanın insanıyız. Burada kimse ölmez. Sadece güç değiştirir." O an, ikisi de tetiği çekti. Silah sesleri aynı anda patladı. Alpay’ın omzundan kan fışkırdı. Geriye doğru sendeledi ama yere düşmedi. Levent ise yana doğru eğilerek mermiden sıyrıldı, hızla ileri atıldı ve silahının kabzasını Alpay’ın yüzüne geçirdi. Alpay yere düştü, silahı elinden kaydı. Levent silahını tekrar doğrulttu. "Bu senin sonun." Ama o an, dışarıdan gelen polis sirenleri havayı inletti. --- LİMANDAN KAÇIŞ Kuzey kapıya koşarak bağırdı. "Polisler geliyor, defolmamız lazım!" Levent bir an Alpay’a baktı. Onu burada öldürmek ya da kaderine terk etmek arasında bir seçim yapmalıydı. Ama Mira önemliydi. "Bu kez şanslısın," diye fısıldadı ve hızla geri çekildi. Kuzey ve Mira’yı kaptığı gibi limandan dışarı fırladı. Polis arabalarının mavi-kırmızı ışıkları konteynerlerin metal yüzeylerinde dans ediyordu. Eğer yakalanırlarsa her şey biterdi. Kuzey arabayı çalıştırdı, Mira arka koltuğa atladı ve Levent kapıyı çarparak kapattı. Motor homurdandı, lastikler betonu sıyırarak patinaj çekti. Onlar hızla uzaklaşırken, Alpay kanlar içinde yerdeydi. Ama yaşıyordu. Ve bu iş bitmemişti. --- KURŞUNLARIN GÖLGESİNDE Limanın sessizliği, sabaha karşı gelen polis arabalarının sirenleriyle parçalanmıştı. Metal konteynerlerin arasına sinmiş kan kokusu, çatışmanın izlerini hâlâ taşıyordu. Levent, Kuzey ve Mira, ölümle burun buruna geldikleri o geceden sağ çıkmayı başarmıştı ama bu sadece bir başlangıçtı. Şimdi kaçıyorlardı. --- 1. KAÇIŞIN KURALI: İZ BIRAKMA Araba dar sokaklarda ilerlerken, Levent yan aynadan arkalarını kontrol ediyordu. Polis arabaları limanın içinde durduğunda, Alpay’ın adamları kaçmaya çalışıyordu. Ama yakalanıp yakalanmadıkları henüz belli değildi. Kuzey, direksiyonu sımsıkı tutarak fısıldadı: "Bizi bu sokaklardan çıkartmam lazım. Eğer takip edilirsek, kaçış planımız suya düşer." Levent ona sert bir bakış attı. "Gittiğimiz her yerde iz bırakıyoruz. O yüzden akıllıca hareket etmeliyiz." Mira, hâlâ nefesini dengelemeye çalışıyordu. Bağlı kaldığı saatlerin izleri bileklerinde duruyordu. Elini ovuşturdu, yüzünde ise kararlılık vardı. Onun için bu iş bitmemişti. "Alpay ölmedi," dedi Mira. "Eğer onu orada öldürseydin, bu iş burada biterdi." Levent gözlerini kısarak cevap verdi. "Ölmesi gerekiyordu ama bu kadar basit değil. Eğer öldürseydim, peşimize düşeceklerdi. Şimdi onun başının belası sadece biz değiliz. Polis de peşinde olacak." Kuzey sinirle direksiyonu kırdı. "Siktir et! Bize polis yetmez, Alpay’ın bağlantıları her yere uzanıyor. Onu öldürmek zorundayız." Arabada sessizlik çöktü. Herkes bir sonraki hamleyi düşünüyordu. Alpay yaşıyordu ve bu, asla güvende olmadıkları anlamına geliyordu. --- 2. GÜVENLİK YOKSA PLAN YOK Kuzey, arabayı bir apartmanın önüne çekti. Eski bir binaydı, dış cephesi neredeyse çökmek üzereydi ama burası onların sığınaklarından biriydi. İçeri girdiklerinde, beton kokusu ve rutubet onları karşıladı. Bu yerin en büyük avantajı, izlerini burada tamamen kaybettirebilmeleriydi. Levent içeri girerken belindeki silahı çıkarıp masaya koydu. "Burada ne kadar kalabiliriz?" diye sordu. Kuzey omuz silkti. "En fazla birkaç saat. Bizi burada uzun süre bırakmazlar." Mira, ellerini göğsünde birleştirerek iç geçirdi. "O zaman çok vaktimiz yok." --- 3. ALPAY’IN HAMLESİ O sırada, Alpay limandaki ofisinde kendine geliyordu. Omzundan vurulmuştu ama hastaneye gitmeyi reddetmişti. Onun gibiler, bir kurşun yüzünden polise hesap vermezdi. Adamlarından biri elinde kanlı bir bezle yaklaştı. "Patron, ne yapacağız?" Alpay yüzünü buruşturdu, koltuğunda geriye yaslandı. "Levent… Sana büyük bir hata yaptın dostum." Yavaşça ayağa kalktı, omzunun acısına aldırmadan aynaya baktı. Yüzünde hâlâ kan izleri vardı ama gözlerinde öfke vardı. "Onları bulun," diye tısladı. "Ve Mira’yı bana getirin. Levent’in önünde onu öldüreceğim." Adamlar başlarını sallayıp hızla dışarı çıktılar. Bu savaş yeni başlıyordu. --- 4. SAKLANMAK YETMEZ, SALDIRMALIYIZ Levent, oturduğu sandalyede düşüncelere dalmıştı. Alpay hayattaydı ve bu, peşlerindeki tehlikenin büyümesi demekti. Mira birden ayağa kalktı. "Ben buraya kaçmak için gelmedim. Eğer Alpay’ı öldürmeyecekseniz, bunu ben yaparım." Kuzey şaşkınlıkla baktı. "Sen mi? Adamların içine tek başına mı dalacaksın?" Mira gözlerini kıstı. "Ona borcum var. Ve bu borç kanla ödenecek." Levent derin bir nefes aldı. "Eğer bunu yapacaksak, doğru yapmalıyız." Sonra bir plan yapmaya başladılar. Ama bilmiyorlardı ki, Alpay onlardan daha hızlı davranıyordu. --- 5. KANI KANA BULAYAN GECE Gecenin ilerleyen saatlerinde, Levent ve ekibi saklandıkları yerden çıkarken, dışarıda onları bekleyen bir sürpriz vardı. Sokağın başında, Alpay’ın adamları sessizce dizilmişti. Ellerinde silahlar vardı. Kuzey küfretti. "Bizi bulmuşlar!" Levent hemen silahını çekti ama o an, ilk kurşun patladı. Bütün sokak, kurşun sesleriyle yankılandı. Camlar paramparça olurken, herkes pozisyon aldı. Mira hızla bir arabanın arkasına saklandı. Nefes alışverişi hızlanmıştı ama gözlerinde korku yoktu. "Şimdi mi?" diye sordu Kuzey. Levent başını salladı. "Şimdi!" Ve karşı saldırı başladı. Kurşunlar havada dans ederken, kan dökülmeye devam ediyordu. Ama bu sefer, kazanan kim olacaktı? --- Bölüm Sonu – Devam Edecek…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD