5 Gün Sonra
İki haftadır, sevdiğim adam olmadan kendi başıma ayakta duruyordum. Onu özlediğimi inkar edemem çünkü kaç sene beraberdik ve birden kopmamız beni kırmıştı.
Ona çok aşıktım ama bebeğim için aşkıma olan inancımı yok saymıştım şimdilik.
"Mihrişah, Onur Bey bugün ki sunacağın projeyi de seni de odasına istiyor." kapının orada dikilen Bahar'a baktım. Başımı salladım.
Çizimimi alıp odasına doğru gittiğimde kapıyı tıklattım ve gel komutuyla içeri girdim.
"Çizmimi görmek istemişsiniz Onur Bey,"diyerek masasına yaklaştım.
Gözlerini önündeki dosyadan kaldırdı ve bana dikti.
"Hazır mısın? Bu bizim için çok önemli bir proje." kendimden emin bir şekilde başımı dikleştirdim.
"Hazırım. Merak etmeyin siz kendimi daha iyi kanıtlamak için en iyisini yapıyorum... Sadece ufak bir şey daha ekleyeceğim. Sonra tamamen bitecek."
"Görebilir miyim?"
"Ah, tabi." elimdeki dosyayı masasına koydum. Bana bakmayı bırakıp dosyayı açtığında içindeki çizimim gözler önüne serildi.
"Güzel. Çok güzel." tebessüm ettim.
"Adı ne? Projenin." bakışlarım durgunlaşırken konuştum.
"Kırık Umut." kaşları yukarı kalkarken şaşırmış bir şekilde bana baktı.
Projemin ismini tekrar mırıldandıktan sonra başını salladı ve ayağa kalktı.
"Hislerini projene yansıtman güzel ama bu seni ileride kötü bir duruma sokar." anlamayarak ona baktığımda masasının önüne geçti ve kalçasını yasladı.
"Bazen hislerine değil aklına itaat et. Ya da ikisini de aynı an da idare et. Zekan ve hissin ortak olunca daha mükemmel şeyler ortaya çıkarabilirsin." derin nefes aldım.
Ela gözlerim parıldadı.
"Bunu sizin için deneyeceğim." kendimden emin çıkmıştı sesim.
Başını iki yana salladı.
"Bunu kendin için yap Mihrişah," diyerek resmi konuşmadığında gülümseyerek başımı yana yatırdım.
"Teşekkür ederim. Tavsiyenize uymayı deneyeceğim. Başka bir şey yoksa çizimime devam etmek istiyorum." güldü ve başını salladı.
"O halde iki saatiniz var Mihrişah Hanım. Size bol şans."
Gülerek odadan çıktım.
Onur ile aram iyiydi. Aramızda patron çalışan ilişkisi dışında bir de kısa sürede başlamış bir arkadaşlığımız vardı. Sert görüntüsünün aksine iyi birisiydi ve bana Kurt'u hatırlatıyordu.
Kokusu yüzünden biraz da babamı tabi.
Önceden ailemle beraber Eskişehir de yaşıyorduk. Üniversiteyi bile orada okumuştum çünkü asla şehir dışına çıkmama izin vermemişlerdi.
Üniversiteyi bitirdikten sonra mimarlık sınavını kazanmıştım. Sadece iş bulmam gerekiyordu ama şirketim de tecrübeli olmalıydı.
Eskişehir de iş bulmak istemedim. Aileme söyledim. Yani babama, anneme ve dedeme.
Annem sesini çıkarmayıp kararı her zaman ki gibi babam ve dedeme bırakmıştı. İşte anneme de bu yüzden kırgındım. Sesini çıkarmayı bilmiyordu.
Babam ve dedem şehir dışına çıkmama izin vermediklerinde konuyu uzatmadım çünkü onların inadını ben biliyordum.
Tamam, deyip odama geçtiğimi ve o günün gecesinde evden kaçtığımı hatırlıyordum.
Ondan sonrası benim için zorlu geçmişti. İstanbul'a otobüsle gitmiştim ama elimde olan para giderek azalmıştı.
Bir gün boyunca sokaklarda elimdeki valizle gezmiştim. Hava soğuk değildi ama akşam olduğunda çok serin oluyordu.
İlk defa başka bir şehire gittiğim gün içimdeki heyecanı hala hatırlıyordum ve heyecanın yanında korkumda vardı.
Sonuçta bilmediğim bir yerdeydim.
İki gün bir şekilde idare ettikten sonra Selen ile karşılaşmıştım. Bana geçici bir süreliğine iş ve kiralık ev bulmuştu. Sonra da Kurt'un kuzeni olduğu için onun şirketinde bana iş bulması zor ama biraz da kolay olmuştu.
Kurt, sürekli beni denedi. Her an beni kovmasından korkmuştum ama sonunda kazanan ben olmuştum.
Yine kazanacaktım.
Çizimimi bitirdiğimde derin nefes alıp elimi karnıma koydum.
"Anneciğim..." gözlerimi kimse var mı diye etrafta gezdirdikten sonra olmadığına kanaat getirip karnıma indirdim.
"Nasılsın? Yoruldun mu?" karnım guruldadığında kendime kızdım. Kim bilir ne zamandır açtım da fark etmemiştim. "Özür dilerim bebeğim. Acıkmış olmalısın." gerinerek ayağa kalktığımda masamı toparladım ve çizimimle beraber Onur'un odasına yöneldim.
Kapıyı tıklattıktan sonra içeriden gelen komutla girdim ve birisiyle konuşan Onur'u görüp mahcup oldum.
"Özür dilerim. Birisi olduğunu bilmiyordum Onur Bey. "
Onur başını iki yana salladı.
"Sorun değil... Gel bak seni iş ortağımızla tanıştırayım." koltukta oturan adam bana döndüğünde şaşırdım. Onur'a benziyordu.
"Abim Gurur. Çoğu zaman şirkette olmaz ama kontrol etmeyi de aksatmaz." dedi imayla.
"Onur ve Gurur mu?" fısıldadığımda ikisinin de aynı an da gülmesi bir oldu.
"Çok afedersiniz," diyerek konuştuğumda yanaklarım kızardı. Gurur ayağa kalktı ve önüme geldi.
"O halde tanıştığıma sevindim..." adımı bekliyordu. Uzattığı elini sıktıktan sonra konuştum. "Mihrişah."
"Ah, sen Onur'un bahsettiği mimar kızsın." elini geri çekip cebine koydu. Başımı salladım.
Onur gibi yeşil gözlere sahipti. Bakışları en ince detayına kadar beni incelerken art niyet aramadım.
"Sen mimarlıkta harcanıyorsun. Neden model olmadın?" sözlerinde ciddi gibi olduğu için onu alaya almayıp ciddiyetle cevap verdim.
"Hayalim mimarlıktı. Model olmayı hiç düşünmedim."
"Abi, çalışanımızın aklını çelme. Mihrişah işinde çok iyi." diyerek yanıma geldi Onur. Gurur ise yan dönüp ona baktı.
"Öyle mi?" bana döndü. Elimdeki dosyayı gördü. "Çizimlerin mi?"
"Evet..." Onur'a döndüm. "Sonunda bitti." elini bir kez çırptı.
"Tam zamanında... Gel beraber bakalım abi." ikisi de koltuklara oturduktan sonra Gurur yanını işaret etti.
"Sen de otur." başımı salladım ve dediğini yaptım. Eteğimi düzeltip dikkatli bir şekilde oturduğumda Onur dosyayı açtı.
Eklediğim şeyi fark etti ve gözleri parıldadı. Heyecanla gülümsedim. İşimin beğenilmesini çok seviyordum.
"Muhteşem olmuş... Bak abi dediğim kadar yok mu?" Gurur dosyayı incelemeye başladı.
Aslında Onur ve Gurur'un arlarının iyi olması nedensizce beni mutlu etmişti. Tam bir abi kardeş gibiydiler ve ikisi de görüntüsünün aksiydi. Tabi, Gurur'u daha tanımadan yargılamak istemiyordum.
"Var ve hatta daha fazlası. Yeteneklisin." diye mırıldandığında tebessüm ettim. "Teşekkür ederim."
Dosyayı kapattı ve bana verdi.
Bu sıra da Onur konuşmaya başladı.
"Slayt olarak hazırladın değil mi?" başımı salladım.
"Her şey hazır ve eksiksiz. İstediğiniz gibi."
"Muhteşem o zaman... Abi toplantıya katılacak mısın?" sırtını geri yasladığında gözlerini üzerimde hissettim.
"Sence bu fırsatı kaçırır mıyım? Mihrişah'ın sunumu yaparken nasıl bir konuşma yapacağını merak ediyorum."
Gerginlikle dikleştim ve omzum üzerinden Gurur'a baktım.
"Emin olun bu işi size kazandıracağım."
"Kaç yaşındasın Mihrişah?" alakasız sorusu karşısında istemeden kaşlarımı çattım.
"Yirmi altı. Neden sordunuz?"
"Mimarımızın yaşına merak etmem doğal değil mi? Bu yaşında harika işler başarman senin için ne önem arz ediyor merak ettim."
Önüme döndüm. Onur da dikkatlice bana bakıyordu.
"Küçük bir evimiz vardı. O evi hayalimde büyüttüm ve yeniledim..." aklıma o an geldiğinde iç çektim.
"Ve neden gerçeğe dönüştürmeyi denemiyorum diye düşündüm ve şimdi gördüğünüz gibi mimarım. Yani büyük ve anlamlı bir önemi var benim için."
"Sen gerçekten harika bir kadınsın," diyerek mırıldanan kişi Onur'du.
"Yani yanlış anlama lütfen, sadece işini hakkıyla yapıyorsun ve bu benim sana hayran olmamı sağladı." mahcup bir şekilde gözlerine baktım.
"Teşekkür ederim."
Kapı tıklatıldığında Onur komut verdi ve içeri sekreteri Bahar girdi.
"Onur Bey, misafirlerimiz geldi. Toplantı odasına aldım."
"Ah, sonunda..." bana döndü ve elini uzattı. Beklemeden tuttum ve ayağa kalktım. Gurur da benimle beraber kalkmıştı.
"O halde her şeyinle seni toplantı odasında bekleyeceğiz Mihrişah Hanım." hevesle başımı salladım.
"Tamam."
Onlar toplantı odasına giderken ben her şeyi hızlı bir şekilde tekrar kontrol etmiş ve hazır olduğuma kanaat getirdikten sonra heyecanla toplantı odasına yürümeye başlamıştım.
Annene bol şans dile bebeğim.
Gerçi bebeğimi hissetmem bile bana ne kadar şanslı olduğumu anlamamı sağlıyordu.
Toplantı odasının kapısını açıp içeri girdiğimde çoğu kişilerin bakışları bana döndü. Beklemeden yerime geçtim ve son kez Onur ve Gurur ile göz göze geldim.
"O halde başlayın Mihrişah Hanım," diyerek emri veren Onur ile ayağa kalktım ve slaytı laptopa takıp projeksiyondan yansımasını sağladım.
"Başlıyorum..." derin nefes aldım ve yeni işimin ilk girdiğim toplantısında yaptığım projeyi heyecanlı ve bir o kadar da dikkatli bir şekilde anlatmaya başladım.
Bölüm Sonu.
İnstagram-hopemlunaa