bc

"Sen ve Ben,Bir Can Gibi"

book_age18+
4
FOLLOW
1K
READ
love-triangle
family
stepfather
heir/heiress
mythology
office/work place
small town
like
intro-logo
Blurb

Bölüm 1: Bitli Aşk ve Karışık Siparişler"Kafanı kafama vurduğunda kendimi çok huzurlu hissediyorum Ayşe. Sen ne hissediyorsun?" dedi Aras, gülümseyerek.Aras hafifçe geri çekildi ve ciddi bir suratla, "Kafandaki bütün bitlerin bana geçmesinden korkuyorum Ayşe!" dedi. Sonra parmağıyla yerdeki hayali bir şeyi işaret ederek bağırdı: "Bak! Az önce kafandan iki tane bit yere atlayıp kaçtı bile!"Aras panikle yere bakarken, etraftaki diğer üniversite öğrencileri onlara tuhaf tuhaf bakmaya başladı. Aras dişlerini sıkarak fısıldadı: "Bağırma be kadın! Rezil olduk herkese, karizmamız çiziliyor."Ayşe muzipçe gülümsedi. "Karizmanı kurtarmak istiyorsan bir şartım var... Bugün kantinde ısmarlayacağın o meşhur döner ve sütlaçla bu sırrı mezara götürebilirim."Aras çaresizce iç çekti. "Başka yol yok desene... Yürü hadi, batır bizi!"Kantine oturduklarında Ayşe hemen siparişi patlattı: "Usta! Bize oradan üç porsiyon İskender, yanına da bol köpüklü ayran ve üzerine fırın sütlaç!"Aras gizlice cüzdanını açtı. İçinde sadece 50 Lira kalmıştı. "Ayşe, yavaş gel... O kadar param yok," diye fısıldadı. Ayşe cüzdanı onun elinden kaptı ve bağırdı: "Usta bakın! Aras'ın cüzdanında bile bir bit oturuyor. Zavallı açlıktan cüzdanı kemiriyor herhalde!"Kantin ustası kahkahayı basarken Aras utancından masanın altına girecekti. "Neden bu kızı sevdim ki?" diye söylenirken Ayşe onun elini tuttu."Şaka yaptım canım... Bugün bursum yattı, her şey benden! Sen o 50 Liranı sakla, yarın bana bir buket yasemin alırsın, tamam mı?" dedi göz kırparak.Bölüm 2: Matematik ve DisiplinSınıfa girdiklerinde, öğrencilerin 'Barut Necmi' dediği sert matematik profesörü tahtada devasa formüller yazıyordu."Neden geç kaldınız?" dedi gözlüğünün üzerinden ters ters bakarak.Aras hemen atıldı: "Hocam... Ayşe birden fenalaştı da, kantinde ona su içiriyorduk."Hoca endişeyle sordu: "Ne oldu kızım, neyin var?"Ayşe intikam fırsatını kaçırmadı: "Yok bir şey hocam... Aras'ın kafası çok kaşınıyordu da, ona bit ayıklıyordum, o yüzden geciktik."Sınıf kahkahadan yıkılırken, Necmi Hoca gürledi: "Aras! Burası üniversite mi yoksa bit ayıklama merkezi mi? Geçin ikiniz de en arka sıraya, ayakta bekleyin!"Aras arkada dikilirken Ayşe'ye ölümcül bakışlar fırlatıyordu. "Neden yaptın bunu? Herkes bana gülüyor!"Ayşe istifini bozmadan tahtayı işaret etti. "Hadi ama, bak hoca ne yazıyor." Tahtada x + y = z yazıyordu. Hoca birden döndü: "Aras! Bu denklemde z'nin değeri nedir?"Aras donup kaldı. Ayşe kulağına fısıldadı: "Sütlaç de... Hoca dün öyle demişti." Aras hiç düşünmeden bağırdı: "SÜTLAÇ HOCAM!"Hoca sinirden kıpkırmızı oldu. "Sütlaç mı? Akıl fukarası herif! Çık dışarı, kapıda tek ayak üzerinde dur!"Bölüm 3: Davetsiz Misafir: JambulSınıftan çıkan Ayşe, kapıda bekleyen Aras'ın yanına gitti. "Ne haber Aras? Sütlaç lezzetli miydi?"O sırada Ayşe'nin telefonu çaldı. Ekranda 'Anne' yazısını görünce Ayşe donup kaldı. "Efendim anne?" dedi titreyen bir sesle. Annesi müjdeyi verdi: "Ayşe! Yarın teyzenin oğlu seni görmeye geliyor, hazır ol!"Aras'ın suratı asıldı. "Ne? Teyze oğlu mu?"Ayşe hemen açıkladı: "Sakin ol Aras! O bizim köyün zengin ama biraz saf çocuğu 'Jambul'. Annem şaka yapıyor, aslında kız kardeşimi görmeye geliyorlar."Ertesi gün Ayşe'nin evi bayram yeri gibiydi. Derken kapının önüne bir taksi yanaştı. İçinden Jambul değil, elinde bir sepet meyve ve kafasına bolca jöle sürmüş Aras indi!Annesi şaşkınlıkla bakarken, "Aras evladım, bu ne hal?" dedi. Aras sırıttı: "Teyzeciğim... Ayşe matematikten kalmasın diye ona özel ders vermeye geldim!"O sırada sokağın başında son model, gıcır gıcır bir araba durdu. İçinden Jambul iniyordu...

chap-preview
Free preview
Bölüm 1: Aras, Ayşe ve Bitmek Bilmeyen Tatlı Atışmalar
Güneş kasabanın üzerinde nazlı nazlı batarken, Aras sarı taksisini her zamanki gizli buluşma noktaları olan yaşlı çınar ağacının altına park etti. Ayşe, pembe entarisiyle çoktan gelmiş, sabırsızlıkla ayaklarını yere vuruyordu. Aras taksiden inip ona doğru yaklaştığında, Ayşe hafifçe kaşlarını çatarak ona baktı. "Yine geç kaldın Aras!" dedi Ayşe, yapmacık bir kızgınlıkla. Aras gülümsedi ve Ayşe’nin yanına oturdu. İkisi de sessizce birbirlerine bakarken, Aras yavaşça eğilip Ayşe’nin alnına küçük bir buse kondurdu. Ama tam o sırada Ayşe, muzip bir ifadeyle Aras’ı itti. "Yahu Aras, niye öyle kederli kederli öpüyorsun? Sanki savaşa gidiyoruz! Biraz neşeli olsana!" dedi Ayşe gülerek. Aras ne yapacağını şaşırıp tam bir şey söyleyecekken, Ayşe aniden kafasını Aras’ın omzuna yasladı ve alınlarını birbirine değdirdi. O anın romantizmine kapılan Aras, tam duygusal bir itirafta bulunacaktı ki Ayşe çığlığı bastı. "Aman Allahım! Aras, senin kafandan benim kafama bit mi geçti ne? Ay, feci kaşınıyor! Dur bakayım, hemen şu bitlerini bir ayıklayayım!" dedi Ayşe, ciddiyetle Aras’ın saçlarını karıştırmaya başlayarak. Aras şok olmuştu. "Ne biti Ayşe? Ben her gün yıkanıyorum, şampuan kokuyorum be!" dese de Ayşe durmadı. "Sus bakayım, profesör olacaksın ama kafan bit kaynıyor! Bir de bana aşk nutukları atıyorsun, önce şu kafandaki misafirleri halledelim!" Aras hem gülüyor hem de "İnanamıyorum sana, en romantik anımızı bit davasına kurban ettin ya, aşk olsun!" diye söyleniyordu. İkisi kahkahalarla birbirine takılırken, birden uzaklardan siyah, toz çıkaran lüks bir araba göründü. Jambul Ağa geliyordu! Jambul, üzerinde komik duran aşırı parlak takımı ve kocaman altın tesbihiyle arabadan indi. "Neler oluyor burada? Aras, yine mi bu kızın peşindesin bedava taksici?" diye gürledi. Aras hemen ayağa kalktı ve üzerine çekidüzen verdi. "Aman Jambul Ağa, yine mi geldin? Senin o parlayan takımların gözümü alıyor, yakında kasabada güneş gözlüksüz gezemeyeceğiz senin yüzünden!" dedi Aras alayla. Jambul sinirden kıpkırmızı oldu. "Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Ben bu kasabanın ağasıyım!" diye bağırdığında, Ayşe araya girdi: "Aman ağam, bağırma öyle, sesin detone oluyor! Git biraz şan dersi al da öyle gel!" Jambul, bu ikilinin kendisini hiç ciddiye almadığını görünce hırsından yerinde zıpladı. "Göreceksiniz siz! Yarın o profesörlük sınavına giremeyeceksin Aras!" diyerek hışımla arabasına bindi. Jambul giderken Aras ve Ayşe arkasından kahkahalarla bakıyordu. Ama bir saniye sonra Ayşe’nin gözleri doldu. "Aras, ya babam gerçekten bir şey yaparsa? Ya bizi ayırırsa?" dedi hıçkırarak. Aras, az önceki komik halinden sıyrılıp Ayşe’nin ellerini sımsıkı tuttu. "Korkma güzelim, biz ne fırtınalar atlattık. Jambul’un o altınları bizim aşkımızın yanında teneke kalır," diyerek onu teselli etti. Bir an gülüp bir an ağladıkları o garip ama masalsı akşam, büyük mücadelenin sadece başlangıcıydı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
28.8K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
35.2K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.8K
bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.5K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
15.1K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.6K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook