Boran sabah saatlerinde aceleyle ceketini giyerken Narin usulca odanın kapısına dayanmış, onu izliyordu. “Ofise mi geçiyorsun?” diye sordu Narin, sesi ne baskıcıydı ne de kırgın sadece merakla doluydu. Boran başını salladı, saatine baktı. “Bir iki evrak işi var, öğlene kalmam. Akşama da mecbur Rojda ile olacağım,” dedi sonra eğilip alnına kısa bir öpücük kondurdu. “Babaannemin yanına uğra bu arada, seni çağırmıştı. Kadıncağız seni yanına almak için can atıyor.” Narin başını sallayıp hafifçe gülümsedi. İçinde heyecan vardı. Delal Hanım onu yanına çağırmıştıysa bu, belki de ona güvenmeye başladığını gösteriyordu. Konağın koridorlarında ilerlerken, derin bir nefes aldı. Bugüne dek hep güçlü görünmek zorunda kalmıştı ama bugün, ilk defa biri onu gönülden kabulleniyor gibiydi. Odaya girdiğ

