Akşam kendimize bir film bulup da izlerken, bir yandan da bacaklarıma koyduğum mısırı ağzıma tepiyordum. Emre'ye dönüp "Durdursana filmi." dedim. "Susadım ben." Ayağa kalkınca gözümün önüne gelen siyah noktalarla birlikte başım da dönerken, ben yere kapaklanmadan Emre durumu anlamış ve tutmuştu bile beni. "Iyi misin? Hastaneye mi gitsek?" Gözlerim hâlâ kapalıyken, gülerek "Saçmalama." dedim. "Mısır yağlı, tuzlu falan. Tansiyonum çıktı sanırım." At yalanları Zuhal at, bakalım nereye kadar yanacak bitmek üzere olan mumun? "Neyse otur sen, ben su getiririm." Emre beni geri oturup odadan çıkmak üzereyken, "Erik de getir bari." dedim. "Yanında çilek de olur." Bir adım daha atarken, "Muz da." deyince "Anladım." deyip bana döndü. "Dolaptan ne varsa koyacağım tabağa." Aferin sana akıllı çoc

