Ahmet gülümseyerek annesi ve kardeşinin de yardımıyla önceki gün topladığı ve şu anda odasının tam ortasında duran iki valize baktı. İçi ailesini de, yaşamaktan bir gün bile bıkmadığı, yokuşlarına rağmen sevdiği Ankara'sını da bırakacağı için buruk olsa da hayallerine bir adım daha yaklaşıyor olduğu için çokça heyecanlıydı.
"Oğlum, uyusana artık." diyerek ağlamaktan gözleri şişmiş Serpil Hanım girdi odaya. Valizleri gördüğü an mercanlarından akmaya hazır incilerini Ahmet üzülmesin diyerek zorlukla geriye gönderdi.
"Heyecandan uyuyamadım annem, beni düşünme sen."
Yıllardır üzerine titrediği, zaman zaman tüm iyimser duygularını bir kenara bırakıp da kadına yük olduğu anlar aklına gelince, 'Biraz nefes alacak bensiz.' diye düşünmeden edemedi.
"Nasıl düşünmem oğlum? Üç oğlum, bir kızım var diye sevinirken benim çilli horozum İstanbullara gidiyor, hem de okumaya. Kurban olurum seni verene de yeteneklerine de." diyerek ağlamama faslını bitirip birkaç damla yaş akıtıverdi kadın, şimdiden özlediği oğlunun uğruna.
Ahmet güzel yüzüne yakışan o kocaman gülümsemesiyle, "Bir tek Ali seviniyor gittiğime, Mahir'i benden uzaklaşacak ya." dedi.
✨✨
Tüm kitaplarımı aşağıdaki siteden ücretsiz şekilde okuyabilirsiniz. Kitapların hepsi queer edebiyata ait olup bundan sonra yazacağım yeni kitaplar sadece bu platformda olacaktır, bu yüzden üye olmayı unutmayın! Diğer platformdaki hesabım silindiğinden oradaki arkadaşlara duyuru atamıyorum, gören görmeyene haber verirse süper olur.
https://blueskylarks.com/
Çok yakında bu hesabı da sileceğim, seral_95 tw!tter hesabımdan ya da yeni sitemizden bana ulaşabilir, kitaplar hakkında aklınızda olan soruları bana sorabilirsiniz!
Sevgilerimle.
Merve