Konağın avlusunda sabahın ilk ışıkları yüzleri aydınlatırken, ağır bir sessizlik hüküm sürüyordu. Rauf, Derya ile birlikte iç avluda kahvaltıya oturmuşken, konağın eski uşağı aceleyle yanlarına geldi. > “Ağam… Konağın dışında bekleyen araçlar var. Silahlı adamlar içeriden birini sormakta.” Rauf’un gözleri kısıldı. Bir an suskun kaldı. Sonra usulca sordu: > “Kimi soruyorlar?” “Sizi. Rauf Demirer’i.” --- Geçmişin Gölgeleri Derya ayağa kalktı. > “Kim bunlar Rauf?” “İshak’ın adamları olabilir. Amcam. Babamla aynı kanı taşıyan ama hiçbir zaman aynı kalbi taşımamış biri. Ben yıllar önce bu konağı terk ettiğimde… onun yüzünden terk ettim.” > “Onlardan biri sana zarar verirse…” “O zaman bu toprağın gerçek sahibi olduğumu anlarlar.” Rauf, silah kemerini yavaşça bağladı.

