15.BÖLÜM: ANNEM

600 Words
15.BÖLÜM:ANNEM LALE Ertesi gün bebeklerin durumu ve benim sağlığım iyi olunca,taburcu olduk. Eve geldiğimizde büyük bir sevinçle karşılandık. Babaanne evin her yerini süsletmişti. Çalışanlar kapıdan içeri adımlarken, başımızdan aşağı çiçek yaprakları atıyorlardı. Baya abartmışlardı ama ben bu jeste bile bayılmıştım. Süreyya babaanne ‘Yavrularım’ diye bize bir sarılışı vardı. Sanki ona dünyaları vermişizde,karşılığını ödüyemiyormuş gibi davranıyordu. Ve işte annelik serüvenim böyle başladı. Bora 1 ay şirkete gitmedi. Önemli toplantıları hep ileri tarihlere ertelettirdi. Ertelettiremediklerini de canlı konferans yaparak yönetti. Çocuklarımızla doya doya vakit geçirmek istiyordu. Elinden gelse bunu ömür boyu yapardı ama bir süre sonra mecbur gitmek zorundaydı işe. Günler günleri, haftalar haftaları,aylar ayları kovaladı derken, bebeklerimiz 6 aylık oldular. Ama ben bebeklerimi kucağıma aldığımdan beri,durgundum. Bora iki kat daha fazla benle ilgilensede ben bu durgunluğumdan kurtulamıyordum. Çünkü doğumdan önce öğrendiklerimden sonra, annem aklımdan çıkmıyordu. Bora bir yandan, Süreyya babaanne bir yandan tüm bağlantılarını kullanıyordu. Ama hala bir haber yoktu. Eğer sordurdukları son yerdende haber gelmezse, yurt dışına bakacaktık. Her zamanki günlerden bir gün bebeklerimle, Oyun odasında vakit geçiriyorduk. Tuba Yasir’e oyuncak fırlatınca, ‘kızım kardeşine kaba davranmamalısın’dedim. Sanki dediğimi anlamış gibi, agucuk gugucuk diye sesler çıkarmaya başladı. 6 aylık olduklarından, ufak ufak desteksiz oturmaya başlamışlardı. Tabi Tuba için bu yaramazlık yapmaya engel değildi. Eline geçen her şeyi fırlatmayı seviyordu. Özellikle de Yasir’e. Ama Yasir ‘de Tuba’nın bu yaptığına hiç tepki vermiyordu. Sanki kardeşi olduğu için,ne yaparsa şimdiden kabullenmiş gibiydi. Bora’nın sesini duymamla ayaklandım. Yardımcı ablaya ikizleri bırakıp, kocamı karşılamaya gittim. Ama her zamanki gibi yarı yolda buluştuk. Çünkü eve koşa koşa geliyordu. Beni kendine çekip sanki, yıllardır görüşmüyormuşuz gibi,sımsıkı sarıldı. Ardındanda dudaklarıma yapıştı. Ben hızla kendimi çekip etrafa baktım. Kimse gördü mü diye ama koridor boştu. ‘Nasılsın yavrum, iyi misin? Günün nasıl geçti? İkizler seni yordu mu?’diye sorularını bir çırpıda sordu. Hep böyle yapıyordu. Ben evde olduğum halde, o benden önce davranıp benim ona soracaklarımı o sorardı. ‘İyiyim canım, günüm çok güzel geçti. İkizler beni yormadı. Sen nasılsın. Yorgun musun?’ Dedim. O da boynuma doğru eğilip, derin nefes aldı. ‘‘Bu kokuyu içime çekmemle, bütün yorgunluğum gitti’’ dedi. Her seferinde beni eritmeyi başarıyordu, bu tatlı sözleriyle. Babaannenin sesiyle toparlandık. ‘’Çocuklar, salona gelin size haberlerim var‘’dedi. Bora ‘’ Sen geç, ben çocukları görüp geliyorum ‘’ dedi. Salona girdiğimde, babaanne beni bekliyordu. Yanına yakın koltuğa oturdum. Ardımdan Bora’da içeri girdi. Gelip yanıma oturdu. Babaanne de söze başladı. ‘’Lale kızım, biliyorsun! İsteğin üzere, annenin nerede olduğunu hem ben hem Bora araştırıyorduk. Son araştırdığımız yerdende haber gelmezse, yurt dışında da soruşturacaktım. Ve beklediğim haber geldi.Annen Türkiye’de değil. Maalesef! Ailesi, annen daha fazla zarar görmesin diye Almanya’da bir kliniğe yatırmışlar tedavi için, ama yıllardır bir yol katedilmemiş. Aksine daha da içine kapanmasına sebep olmuş. Kimseyle konuşmuyormuş. Ailesi tehditler almaya başlayınca Jaleyi,oraya göndermekte çareyi bulup, bari hiç değilse yaşasın demişler. Tabi buna yaşamak denirse. Ben Almanya’daki büyükelçiliğe,avukatlar aracılığıyla başvurunu yaptırdım. En kısa sürede evraklar hazırlanıp, Türkiye’ye getireceğiz Jale’yi’’dedi. Annemin bulunduğuna sevinsemde yıllardır hem bana hem vatanına hasret yaşamasına, çok üzüldüm. Ayağa kalkıp babaanneye sarıldım. Ona teşekkürlerimi sundum. O da ‘‘Biz aileyiz ve aile arasında bu aranmaz. Teşekküre gerek yok. Artık ağlama. Her zamankinden daha güçlü olmalısın. Hem annesin hemde annesine hasret bir evlat. Ama annen sağlığı yerinde olmadığından, annelik beklemek yerine, sen ona daha çok bir anne gibi şefkatli davranmalısın’’ Farkındaydım. Henüz annemi görmesemde, nasıl bir durumda olduğunu tahmin etmek zor değildi? Önemli olan onu görünce, kendime mukayyet olmak ve biliçli davranmaktı. Annesizliğin verdiği açlıkla, kendime sahip çıkmam zordu. Özlem duygum doruklardaydı. Ama önceliğim Annemdi. Ona kavuşayımda, gerekirse önce ben ona anne olurdum,sonra evlat,,,,,,, Annemmmm az kaldı kavuşmamıza, dayan!! Artık sende yalnız değilsin,,,,,
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD