“Neden otobiyografinizin yazılmasını istemiştiniz?” diye sordum. Neredeyse iki saattir karşılıklı oturmuş romanın detaylarını konuşuyorduk. İlk başta hiçbir yere not almadığımı görünce şaşırmış, ısrarla bir defter edinmemi istemişti. Gerek olmadığını ne kadar söylesem de garantici yanı bir türlü ikna olmamıştı ve dizlerimin üstünde bomboş duran defterle geçirmiştik sohbetimizi. Ara sıra “Bunu not almayacak mısınız?” diye sorularla bölse de sohbetimizi en sonunda o da pes etmişti. Ben notlarımı zihnime alıyordum hem de kâğıt ve kaleme ihtiyaç duymadan en masrafsız şekilde. “Anlaşılmak için,” dedi. Gözlerim başının yanında uzak bir noktaya daldı. Neden anlaşılmak istiyordu ki? Her adımı, her yaptığı yakından takip edilen bir adamdı. Sevdiği renk, giydiği markalar, tükettiği besinler, polit

