bc

BÖĞÜRTLEN MAHALLESİ

book_age18+
2.7K
FOLLOW
29.9K
READ
family
HE
sweet
serious
small town
childhood crush
like
intro-logo
Blurb

Aysel ablanın yönlendirdiği odaya yöneldim. Oda gayet güzel ve düzenliydi. Oda da koyu tonlar hakimdi. Yerleştirilmesi gereken sadece kitaplar kalmıştı. Kutudaki kitapları çıkarıp kitaplığa dizmeye başladım. Kitapların sahibi kimse gerçekten okumayı seviyordu. Elime aldığım kitap Oğuz Atayın tutunamayanlar kitabıydı. Kitabın kapağını açtığımda çizili cümleye kaydı gözüm. Şöyle yazıyordu. “ şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim” dedi. “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek. Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda”.

Cümlenin güzelliği ile tebessüm ettim. Arkadan gelen sen kimsin sesi ile irkildim. Kitap elimden yere düştü. Telaşlı bir şekilde düşen kitabı almak için yere eğildim. Benimle birlikte o çocukta kitabı almak için yere eğildi. Aynı anda kitabı tuttuk ve birbirimize baktık. Bu da neydi bana bakan gözler yeşilin kaç farklı tonunu barındırıyordu..

chap-preview
Free preview
On Bin Kitaplık Bir Tesadüf 📖✨
Penceremin önüne geçmiş, gökyüzünün gri bulutlarından süzülen yağmur damlalarını seyrediyordum. Her bir damla, camın soğuk yüzeyine çarpıp aşağı doğru yavaşça süzülürken, sanki zamanın hızını kaybettiği o ıssız alanlarda birer anı gibi düşüyorlardı toprağa. Gözlerim, damlaların ritmini takip ediyordu. Karşıdaki küçük dükkanın tentesine çarpan sular, brandanın üzerinde birikip ardından bir şelale gibi kaldırıma akıyordu. Yere vuran suyun sertliğiyle, kaldırım taşlarının arasında aniden bir su çukuru oluşuverdi. Tam o sırada, o çukurun başında küçük bir çocuk belirdi. Sanki bütün dünya o küçük su birikintisinden ibaretmiş gibi, neşeyle içine girip zıplamak, o minik evrenin altını üstüne getirmek istiyordu. Sokağın öteki ucundan iki kişi yaklaşıyordu. Ellerindeki hırkaları alelacele başlarının üzerine kaldırmış, bu ansızın bastıran sağanaktan kendilerini korumaya çalışıyorlardı. Genç kız, geçerken suyun içindeki çocukla göz göze geldi. İşte o an sokağın bütün kasveti dağıldı. Kızın gözlerindeki ışıltı, en parlak güneşi bile kıskandıracak kadar canlıydı. Gülüşü ise dünyada daha önce hiç duyulmamış, ruhu okşayan bir melodi gibi havada asılı kaldı. Çocuk, bu gülüşü hayatında ilk defa duyuyormuşçasına bir anlığına donup kaldı. Gözlerini kıza dikti; önce şaşırdı, sonra dayanamayıp o da çocuksu bir neşeyle gülmeye başladı. Kız, bu bakışlar karşısında hafifçe utandı, başını öne eğdi ama gözleri hala yerdeki o neşeli yağmur damlalarındaydı. Genç kız, çocukla arasındaki mesafeyi birkaç adımla kapattı. Ona yaklaşıp hiçbir şey söylemeden kolundan tuttu ve onu kendine doğru çekti. Artık ikisi de, suların içinde "zıp zıp" zıplıyorlardı. Kahkahaları birbirine karışıyor, yağmurun sesini bastırarak mahallenin duvarlarında yankılanıyordu. Pencereden onları izlerken, dünyadaki hiçbir şeyin bu kadar yalın, bu kadar saf ve güzel olabileceğine inanamadım. Mutluluk, bazıları için ulaşılması imkansız bir yıldızken; bazıları için sadece çamurlu bir su birikintisine korkusuzca atlamak kadar basitti. Zaman akıp gitti... İlkbahar yağmurları yavaşça son bulurken, hava yazın o kavurucu ama umut dolu sıcaklığına bürünmeye başladı. İlkbahar her zaman en sevdiğim mevsim olmuştur. Yağmurun gökyüzünde bir balerin gibi dans etmesi bana tarifsiz bir huzur verir. İnsanlar şemsiyelerin ardına saklanırken ben, o serinliğin tenimde bıraktığı ıslak izleri severim. Yazın gelişi ise bambaşka bir müjdeydi benim için. Yaz demek, benim için dondurma ve sonsuz güneş demekti. Bir sabah, yatak odamın perdesini aralayan güneşin ilk ışıklarıyla uyandım. Yüzümde kendiliğinden oluşan o doğal gülümsemeyle güne başladım. Annem aşağıda her zamanki gibi sanat eseri gibi bir kahvaltı hazırlamıştı. Karnımı doyurduktan sonra ona yardım ettim; soframızı topladık, evimizi düzene soktuk. Evimiz üç katlıydı ve adı kadar tatlı bir mahalledeydi: Böğürtlen Mahallesi. Bahçelerimizdeki o mor, ekşi-tatlı meyveler mahallemizin ruhuydu. Bizim mahallede yabancı yoktur, herkes komşudan öte kardeştir. Derken, dışarıdan gelen bir gürültü bu huzuru böldü. Annemle hemen pencereye koştuk. Yanımızdaki o uzun zamandır sessiz duran boş eve büyük bir nakliye kamyonu yanaşmıştı. Yeni birileri taşınıyordu! Kalbimde hafif bir heyecan dalgası oluştu. Annem, “Hadi kızım, yardım edelim. Komşuluk görevimizdir,” diyerek beni kolumdan tuttuğu gibi dışarı çıkardı. Aşağıda, eşyaların arasında Aysel ablayla tanıştık. Annem Elif’in o sıcak kanlılığıyla hemen kaynaştılar. Sıra bana geldiğinde, "Merhaba efendim, benim adım Mevsim, mahallemize hoş geldiniz," dedim. Aysel abla o kadar içten gülümsedi ki, bu evin yeni sakinlerini şimdiden sevmiştim. Eşyaların yerleşmesine yardım etmek için yukarı çıktığımızda, Aysel abla bana bir görev verdi: — Mevsim kızım, istersen şu odadaki kitapları yerleştirebilirsin. Gösterdiği odaya girdiğimde koyu renklerin hakim olduğu, ağırbaşlı bir mekanla karşılaştım. Kutuları açtığımda karşıma çıkan ilk kitap Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar'ı oldu. Rastgele bir sayfasını açtım, gözlerim şu satırlara çivilendi: “Şu anda sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim... Ama gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: Seni tanıdığıma çok sevindim, kendi çapımda.” Cümlenin güzelliğiyle kalbim titrerken, arkamdan gelen o sesle yerimde zıpladım: — Sen de kimsin? Elimdeki kitap kayıp yere düştü. Telaşla eğildim. Ama yalnız değildim. Karşımdaki genç de aynı anda kitaba uzanmıştı. Ellerimiz kitabın üzerinde buluştu, başımızı kaldırdığımızda göz göze geldik. O an zaman durdu. Bir dizi sahnesi gibiydi ama hissettirdiği o elektrik çok daha gerçekti. Bana bakan o yeşil gözlerin içinde kaç farklı orman, kaç farklı deniz saklıydı, sayamadım...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MENZİL 🧭🧭🧭

read
4.6K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
573.7K
bc

AŞKLA BERDEL

read
95.2K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
95.6K
bc

ÖTEKİNİ SEVMEK

read
1.6K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
71.1K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
61.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook