“Evet?” diyerek telefonu açtığımda Leila dönüp bana baktı. Telefonla konuştuğumu duyunca işine geri döndü. Mesut Vuraloğlu’nun aradığını belli edip huzursuz etmek istemedim. “Yeğenim, konuşacaklarım var. Kapının önüne gel. Arabadayım.” “Tamam, geliyorum.” Leila yine dönüp bana baktı. “Nereye?” “Birazdan gelirim.” Onu odada bırakıp konaktan dışarı çıktım. Arabasını az ileride park etmişti. Adamı dışarıda bekliyordu. Kapıyı açıp arabaya bindim. “Neden söylemedin?” dedi. Yüzündeki ifade karmakarışıktı. “Neyi?” diye sordum. “O kız... Annesi...” Öğrenmişti. “Kimden öğrendin?” diye sordum. “Şu bizim komiser,” dedi. “Zinar Hanım o gün kem küm edince altında bi bok olduğu belli oldu. Sordum öğrendim. Ella...” Cebinden çıkardığı mendille alnındaki teri sildi. “Zinar sakladığına göre..

