“Beyefendi, buraya girmek yasak... Dışarı çıkar mısınız?” Tehditkâr adımlarla hemşireye doğru ilerlerken gerildiğini anlayabiliyordum. “Ne yapıyorsun sen?” dedim saldırgan bir tavırla. “Hastanın ilacını tabii ki... Lütfen dışarı çıkın.” Hemşirenin önüne geldiğimde bir kaplan gibi atik boynuna yapıştım. Gözleri kocaman açıldı. “Ne... Bırak...” “Kim istedi senden bunu?” “Doktoru...” Parmaklarımı biraz daha sıktım. “Kimden emir aldın?” “Öldürürler beni.” “Söylemezsen de öleceksin. Değişen bir şey yok.” Parmaklarımı iyice sıktığımda çırpınmaya başladı. “Dur... Ta...tamam...” Elimi boynundan çektim. Derin derin nefesler almaya çalıştı. Ayakta durabilmek için serum askısına tutundu. “Kim istedi senden bunu?” diye sordum fısıltıyla tane tane. “Tek şansın var.” “Ne...necmi diye bir

