Üzerimde bana iki beden bol gelen tşörtün tek omzunu sertçe yeniden düzeltirken, bana verilen yatağa doğru ilerliyordum küçük adımlarla.. Altımdaki kot pantolan tam üzerime oturmuş olsada, içimde iç çamaşırı olmadığı için etime değen kumaşı düzeltme ihtiyacı duyuyordum habire.. Sezin denen kız ben yanından geçerken, yüksek sesle bir ıslık çaldı nedenini anlamadığım bir alayla gülerken..Hiç bir tepki vermeden nihayet bana verilen yatağa ulaşıp yavaşça oturdum.. Yer yer sarılı kırmızılı lekelerle dolu çarşafsız yatağa bakarken, yüzümü buruşturmamaya çalıştım.. Belkide kötünün en iyisi buydu benim için.. Popomun bir kısmı yatağın üzerinde, ama daha büyük bir kısmı ise boşluktaydı.. Benim yerim diyemiyordum diğerlerinin aksine..Saatler önce gelmiş olsamda, yada seneler geçmiş olsa bilede

