"İç şu kahveni artık Gizem.. Saat dört buçuk, inadın yüzünden başımıza gelmedik kalmadı.." Önümdeki sade kahveye burnumu kırıştırarak baktığımda, çevremizi sarmış koruma ordusuna ters bakışlar atıyordum bir yandanda.. "Dışarıya ordu yığmışsın ama, içeride tek başına kahmanlık taslıyorsun.. İlla showunu yapacaksın ya, bok var gibi gelmişsin zaten peşimizden.. Utanmada yok.." Konuşmam bitince bir bakışıyla korumaların bizden biraz daha uzaklaşmasını sağlamasını görmezden geldim.. "Ağzını bozma.. Çekmiş gitmişsin, insanlar deli olmuş.. Kemal abi zaten yataktan kalkamadığı için kahroluyor, birde adamı kendi vebalinin altında mı bırakıyorsun.. Yapma Gizem, bunu kendinede onlarada yapma.. " "Hiç bir bok bildiğin yok senin.." diyerek ayağa kalkıp ondan, kilometrelerce uzağa gitmek istedim am

