Royce'un eli sıcacıktı. Parmaklarım onun avucuna değdiği an bunu hissettim. Bir şey söylemedim. O da söylemedi. Sadece yürüdük yan yana. Kalenin içine doğru ilerledik. Bri'nin sesi hâlâ kafamın içindeydi. Onu yatağa devir. Sen üstüne çık. Kucağına otur! Yüzüm yeniden yandı. Karanlıkta belli olmuyordu en azından. Kucağına oturursam bir daha asla yüzüne bakamazdım. Bri daha önce bunu birine yapmış mıydı yani? İnanamıyordum! Koridorlardan geçerken klan hâlâ hareketliydi; geç saate rağmen sesler vardı. Yemek salonundan gülüşmeler geliyordu. Merdivenlere yöneldik Merdivenlerden çıkarken bir kez baktım ona. Yüzü düzdü. Ne düşündüğünü bilemiyordum. Hiçbir zaman bilemiyordum. Bri arzuyu nasıl anlamıştı. Gerçekten de yemekte bana öyle mi bakmıştı yani? Peş peşe odaya girdik. Heyecandan öle

