2."İki Farklı Hayat"

1451 Words
Saat gece iki buçuğu vurduğunda dört adamda olacak olan sevkiyat için bekliyorlardı. Aralarında bir sohbet dönerken yine sessiz kalan Karahan'dı. Karahan beş yıl boyunca bulunduğu ortamda bu sessizliği öğrenmişti. Çünkü insan yalnızca sessiz kaldığında etrafında ki gerçeklere uyanıyordu. Belki artık Karahan'ın etrafında kendini koruma altına almasını gerektirecek kimse yoktu ama bu alışkanlık haline gelmişti onun için. Ne kadar sessiz kalırsa o kadar net görürdü insan gerçekleri. İnsanoğlunun etrafı düşmesini bekleyen çakallar ile sarılıydı. Ve insan kendini bu hayatın akışına kaptırırsa bir o kadarda düşüşü acı olurdu. Ve o da bunu yeterince tecrübe etmişti. "Efsun'u aramam lazım," dedi Gurur elini cebine atıp telefonunu çıkararak. Pusat kafasını iki yana salladı. "Lan oğlum, kızı delirteceğin yine." Pusat elinde ki tespihi sallarken Eray kafasını salladı Pusat'a hak vererek. "Kız bırak artık şu işleri dedikçe batıyorsun," dedi Pusat ayıplarcasına. "Sen benden çok farklı iş yapıyorsun sanki?" diye söylendi Gurur. "Benim kaybedecek bir şeyim yok oğlum. Senin öyle mi? Bir ailen var senin," dedi Pusat iç çekerek. Normal hayatlarında Pusat mahallenin kahvesini işletiyor Gurur ise araba tamir ediyordu. Karahan ile birlikte işlettikleri bir oto tamircisi vardı Gurur'un. Yani beş yıl önceye kadar birlikte. Eray ise onlarla sevkiyatlara yaklaşık bir yıldır gelmiyordu ve sadece bu gece gelmişti Karahan için. Gündüzleri ne kadar normalseler geceleri bir o kadar anormaldiler. Yaklaşık on yıldır bu böyle devam ediyordu. Bir zamanlar Yanık adında abileri vardı ve o sokmuştu dörtlüyü bu işe. Karahan o zaman yirmi yaşındaydı. Babası Kardelen daha iki yaşındayken inşaatta çalışıyordu ve orada ayağı kayıp yedinci kattan düşmüş vefat etmişti. Karahan yirmi yaşına gelene kadar annesi her türlü işe gitmiş iki çocuğuna bakmaya çalışmıştı. Karahan on iki yaşına girdiğinde bir tamirhanede çıraklığa başlamıştı ama o da yetmiyordu. Annesinin iyice hasta olduğu bir dönem Karahan'ın hayatına Yanık girmişti. Gerçek adı ile Cemal... Yanık illegal işlerin başında gelen epey zengin bir adamdı ve Karahan'a yaptığı bir teklif ile önce onu sonra da diğer üçlüyü sokmuştu bu işlere. Yanık altı yıl önce ortadan kaybolmuştu. Karahan hapishaneye girmeden önce onu aramıştı aylarca ama bir iz bulamamıştı. Sonra da hapishaneye düşmüştü işte. Yanık'ın Karahan ve diğer üçlüye bıraktığı bir lider koltuğu vardı. Koskoca bir çetenin başıydı Yanık ve hepsi manevi oğlu olarak adlandırdığı Karahan'a kalmıştı. O lider koltuğu da öyle. Yaptıkları bu işleri kimse bilmiyordu mahalleden. Sadece Karahan'ın ailesi, Didem ve Efsun biliyordu. On yıldır kendilerini iyi saklamışlardı. *** Gurur telefon ile konuşmuş ve diğer üçlünün yanına geri dönmüştü. Saat gece üçe gelirken deponun önüne kırmızı tır yanaşmaya başlamıştı. Alım satım yaptıkları adamların lideri tırın arkasında giren ve hemen arkasında duran siyah arabadan inmişti. Adam, hapishanede bildiği Karahan'ı karşısın da görünce şaşırsa da çok üstünde durmayıp karşı karşıya geldiler. "Çıkmışsın?" dedi adam Karahan'a itahfen. Karahan az önce yaktığı sigarasından bir duman çekti içine. "Çıkmamamı mı isterdin?" dedi Karahan alayla. Karşısında ki adam bu işlere ilk girdiği günden beri karşı karşıya geldiği bir adamdı. Efkan... Efkan'ın babası ile Yanık iyi anlaşırdı ve onlarda yıllarca iş yapmışlardı ama Efkan iyi anlaşamıyordu Karahan. "Aşk olsun," dedi Efkan alaycı tavrı ile. "Hasretinden kurudum oysa ben senin beş yıl boyunca," dedi ellerini kumaş panolunun cebine sokan adam. "Günleri saymışsın bakıyorum." "Çakırımın yollarını bekledim tabi," dedi Efkan en sinir bozucu gülümsemesi ile. "Sikeceğim şimdi belasını," dedi Karahan ağzının içinde. Sinir etmeyi başarmıştı yine Karahan'ı. "Acaba âşık atışmanız bittiyse işimize bakalım mı?" dedi Pusat tespihini sallamaya devam ederken. Onların birbirine her an dalacakmış gibi duran hallerine alışkındı Pusat, Gurur ve Eray. "Mallar hazır," dedi Efkan tırı göstererek. "Eksiksiz hepsi," diyen Efkan arkasında bekleyen adamlarına cebinden çıkardığı eli ile gelmelerini işarete etti. "Para ne âlemde?" Bu sefer de Eray arkasında ki arabaya ilerledi ve arabanın içerisinde ki çantayı eline aldı. Çanta ile onlara doğru yürüdü ve kendi adamlarının tırı açmasını bekledi parayı vermek için. Tırı açan adamlar tahta sandıkları kırarak açtılar ve çıkardıkları bir pompalıyı Karahan'a doğru gösterdiler. Karahan Kafa salladı ve Eray'da mesajı alıp para dolu çantayı Efkan'a uzattı. "Çakırım, sen şimdi oralarda kurumuşsundur seni bir âlemlere akıtalım," dedi Efkan sinsi bir sırıtışla. Karahan yüz ifadesini bozmadı ve boynunu büktü sakin kalmaya çalışarak. "Ben senin beynini akıtmadan al voltanı Efkan," dedi Karahan. *** Silahların sayımı sabaha karşı bittiğinde dörtlü normal yaşantılarına mahalleye girdikleri an dönmüşlerdi. Yolcu koltuğunda ki Gurur esnedi uykusuzlukla. "Yemin ediyorum Efsun öldürecek beni," dedi karısının korkusuna. "Kahvaltı da vermez bana bu sabah ceylan gözlüm," diyen Gurur tekrar esnedi. "Nazlı açıktır gidelim bari birer çorba içelim," dedi Gurur bileğinde ki saate bakarak. Saat yediye geliyordu. Nazlı ise dükkânı sabah altı da açıyor erkenciler için kahvaltılık ve çorbalar hazırlıyordu. "Gidelim vallahi," dedi Pusat'ta esneyince. Karahan ise hiçbir uykusuzluk belirtisi göstermedi. Alışkındı o uykusuz gecelere. Her türlü suçlunun olduğu yerde yatınca insan yarı uyanık uyumak sorunda kalıyordu. Gurur arabayı zevahir yazan lokantanın önünde durdurdu ve hepsi arabadan inip henüz gün tam olarak aydınlanmadığı için ışıkları yanan lokantaya ilerlediler. Kahverengi çerçeveli cam kapıyı Pusat açtı ve hepsi içeriye geçip bir masaya oturdular. Nazlı görünürde yoktu. Karahan gözleri boş olan lokantada dolaştırdı. Düzenli ve temizdi. Belli ki kız önem veriyordu bunlara. Karahan'ın mavi gözleri Eray'ın üzerinde durdu. Sabahın köründe kim ile mesajlaşıyordu bu adam? "Hayırdır sabahın köründe?" dedi Karahan merakla. Eray onun sesi ile hızla telefonu masanın üzerine bıraktı. "Hiç," dedi Eray boğazını temizleyerek. "Bizim çırağa yazdım açamayacağım bugün dükkânı sen aç diye." Eray'ın bir kuyumcu dükkânı vardı görünürde. Karahan sorgulamayı bırakıp önüne dönünce mutfak bölümünden Nazlı çıktı. "Hoş geldiniz," dedi kız ve gülümsedi. Nazlı'nın gözleri tekrar Karahan'a takıldı ve onu inceledi. Karahan ise hissetmiş gibi bakışları masadan kaldırmış kendisine bakan kız ile göz göze gelmişti. Dün kıza çarpsa da yüzüne bakmamıştı Karahan. Esmer bir kızdı. Gözleri çekik ve açık kahve idi. Boyu ortalama ve olabildiğince de fit görünüyordu. "Tanışmadınız siz değil mi?" dedi Gurur araya girerek. Nazlı kafasını iki yana salladı gözlerini adamdan ayırmadan. Karahan'ın garibine gitmişti bu durum. Kız üzerine dikmişti bakışlarını resmen. "Karahan," dedi Gurur. Karahan Emiroğlu, diye içinden tekrarlardı kız. "Nazlı," dedi kızı da tanıtarak Gurur. Nazlı gülümseyip kafa salladı. Namı değer Çakır." Bunu diyen Nazlı ile çatık kaşlarını kıza dikmişti. Bu kızın tam olarak kendisine gözlerini dikerek bakması Karahan'ın garibine gitmişti. Ona Çakır deme hakkını bu kıza kim vermişti? "Ne alırdınız?" diyen kız ile Gurur dört tane çorba istedi diğerlerine meydan bırakmadan. Nazlı çorbaları getirmek üzere mutfağa ilerlediğinde Karahan çatık kaşlarla arkasından bakmayı sürdürdü. "Ne zaman gelmişti bu kız?" dedi Karahan gözleri hala kızın çıktığı kapıdayken. Gurur dün söylemişti hâlbuki ama belli ki Karahan dinlememişti onu. "Bir sene önce taşındı işte," dedi Gurur masanın üzerinde ki su şişelerinden birini alıp önünde ki su bardağına su doldurarak. "Kimi kimsesi yok mu demiştin?" dedi Karahan elini çenesinde gezdirerek. "Hayırdır abi bir merak ettin sen?" dedi Guru manidar bir gülümseme ile. Karahan Gurur'un yaptığı imayı anlamış 'sen ciddi misin?' bakışlarıyla karşılık vermeden geri kalmamıştı. "Çenen mi açıldı kardeşim açlıktan senin?" diyen Gurur uzatmaması gerektiğinin mesajını alıp susmakla yetindi. O sırada Nazlı elinde tepsi ile içeriye girdi ve tepside bulunan çorbaları adamların önüne bıraktı. "Afiyet olsun," diyen kız yanlarından ayrıldığında Eray birkaç saniye kızın arkasından baktı ve daha sonra önüne döndü. *** ( 2 Gün sonra ) "Ben geldim!" Karahan tanıdık ses ile tamir ettiği arabanın arkasından kafasını uzattı ve gördüğü Efsun ile ellerini sildi yağdan siyahlaşmış bez ile. "Hoş geldin Efsun," dedi Karahan ve ona doğru ilerledi. "Senin ki yok ama" diyen Karahan Gurur'dan bahsediyordu. "Nerede ki abi Gurur?" Efsun dükkânın bir köşesine konulan küçük masaya ilerledi ve tabureye oturup elinde ki kapaklı kabı bıraktı. "Gelir şimdi. Dükkânın faturaları yatırmaya gitti," diyen Karahan tulumunun cebinden çıkardığı paketten bir sigara alıp dudaklarının arasına götürdü. "Börek getirdim ya abi ben. Aç karnına içme," dedi Efsun kabı tutarak. "Yok Efsun aç değilim," diyen Karahan sigarasını ellerinin arasında ki çakmak ile ateşe verdi. Efsun boğazını temizledi ve gülümsemeye çalıştı. Kocasının ona bahsettiği şu Nazlı konusu kafasını karıştırmıştı. Bence güzel olabilirdi ikisi. Kocası ile birlikte çöp çantalığa soyunmuş olması komiğine gitse de Efsun'un, hayırlı bir iş içindi sonuçta. Hem Nazlı'nın mahalleden duyduğu kadarıyla kim bu Çakır diye Efsun'a sorup merakla dinlemesi de kızın bu işe olumlu bakacağını söylüyordu içinden bir ses. "Abi vallahi itiraz istemem bu gece seni bize yemeğe bekliyoruz," diyen Efsun'un aklında Nazlı'yı da çağırmak gibi düşünceler dolaşıyordu. "İşim var abicim," diyen Karahan elinde ki sigaradan bir duman çekti içine. "Aşk olsun abi, bizden önemli değil ya. Kıracak mısın beni? Hem daha yeğenini bile görmedin," dedi Efsun oğlu Arat'ı da alet ederek. İflah olmaz bir üçkâğıtçıydı Efsun. "Gelemem bu akşam," diyen adam elinde ki sigarayı yere attı ve ayakkabısının ucuyla ezdi. "Daha sonra belki." "İyi madem," diyen Efsun dudak büktü. "Öyle olsun." Küçük Emrah gibi boynunu büken Efsun ile derin bir nefes aldı Karahan. "Çok durmam bilmiş ol. Karahan kızı kırmamak için kabul edince Efsun'un gözleri ışıldadı. "Ben gideyim de bir şeyler hazırlayım o halde." Efsun oturduğu yerden hızla kalkarken Karahan bir anda kızın ruh hali değiştirmesine anlam veremedi. Oyuna gelmiş gibi hissetmesi normal miydi?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD