Türk Lokumu

1063 Words
Mutfakta limonları keserken arkamda bi ses duydum. Barış gelmişti. “Baya içtin. Yanlışlıkla parmağını kesme diye göz kulak olmaya geldim.” dedi gülerek. Ben de flörtüne karşılık verdim. Biraz eğlenmek benim de hakkım. “Evet aslında limonu çift görüyorum. Biraz yardım güzel olurdu.” dedim. Arkama geçti. Ellerimin üstüne ellerini koydu. Limonu beraber kesiyorduk. Arkamda sertliğini hissedebiliyordum. Alkolden dolayı artan libidom iyice artmıştı. Kendini iyice bana doğru bastırmaya başladı. Önümü döndüm. Ellerim karın kaslarındaydı. Beni öpmek için eğildi. Hafifçe ittim. “Burada olmaz. Ben eve geçiyorum. 10 dakika sonra sen de gel. Bir de Türk lokumunun tadına bakalım.” dedim. Piç piç sırıttı. Limonları alıp içeri götürdüm. “Ben artık gideyim. Zaten uzun yoldan geldim yorgunum. Her şey için teşekkürler.” dedim ve kimsenin itiraz etmesine müsaade etmeden kapıya yöneldim. Peşimden Gamze geldi. “Bir şey mi oldu? Neden aniden kalktın?” diye sordu. “Hayır dedim ya yorgunum. İçki de içince iyice uyku bastırdı. Sonra tekrar görüşürüz. Artık komşuyuz zaten.” dedim gülümseyerek. O da gülümsedi ve sarıldı. “Görüşürüz Jane. İyi geceler.” Eve geçtim. Önce bi ortalığa baktım ters bir şey yoktu. Sonra market poşetlerinin içinden kondomu çıkarıp komodinin üstüne koydum. Ve kapı çaldı. Kapıyı açmamla dudaklarıma yapışması bir oldu. Hemen içeri çektim. İrem peşinden bakabilirdi çünkü. Beni duvara yasladı. Tek bacağımı kaldırıp beline koydu. Sertliğini kadınlığıma bastırıyordu. Bi eli göğsüme kaydı, ucuyla oynamaya başladı. Yükseldikçe yükselmiştim. “Odaya gidelim” diye fısıldadım. Beni kucağına aldı. Öpüşerek odaya gittik. Yatağa yatırdı. Üstüme yatmadan önce tişörtünü çıkardı. O ne görüntüydü ama öyle. Kasları çok seksi görünüyordu. İyice azmıştım. Biraz kas takıntım olduğu doğrudur. Ellerimi çağırır gibi ona doğru uzattım o da hemen gelip tekrar dudaklarıma yapıştı. Elbisemi yukarı kaydırıp iç çamaşırımı çıkardı. Sonra biraz eliyle kadınlığımı okşamaya başladı. İnledim. Sırılsıklamdım zaten. Elbisemi komple çıkardı. Vücuduma baktı “çok güzelsin” dedi. O da pantolonunu ve baksırını çıkardı. İkimizde çırılçıplaktık. Tekrar üstüme yattı. Sertliğiyle kadınlığımı buluşturacağı sırada durdurdum ve komodine doğru baktım. O da baktı. Kondomu gördü. “Hazırlıklısın” dedi. “Her zaman” dedim. Kutudan bi tane çıkarıp taktı. Artık hazırdık. İçimdeydi. Büyük bi inleme çıktı ağzımdan. Yavaş yavaş gidip geliyordu. Hızlandığı an da yan tarafıma itip ben üste çıktım. Biriyle ilk defa sevişiyorsam eğer üstte olmayı seviyordum. İpler benim elimde olunca daha iyi hissediyordum. Bi an yüzüme baktı şaşkın görünüyordu. Aldırış etmeden erkekliğinin üzerine oturdum. Yavaş yavaş inip kalkmaya başladım. O da kalçalarımı tutarak ritmi ayarlamama yardım ediyordu. Sonra ihtiyacım olmadığını anladığında elleri göğüslerime gitti, uçlarıyla oynamaya başladı. Güzel bir senkron yakalamıştık. Hızlandıkça ateş yükseliyordu, tavan yaptığında ikimizde aynı anda geldik. Büyük bi titremeyle göğsüne yığıldım. Bi süre öyle durduk. Sonra yanına uzandım. Ona doğru baktığımda suratında aptal bi gülümseme gördüm. Bende gülümseyerek “Ne oldu?” diye sordum. “İlk kez böyle biriyle sevişiyorum. Ne yaptın öyle ya?” “Yanlış bir şey mi yaptım?” “Hayır aksine. Çok iyiydin. Genelde kızlar yatar bütün işi erkekler yapar.” “Ben kontrolün bende olmasını daha çok seviyorum. Böyle daha çok zevk alıyorum.” “Ben de böyle seviyormuşum ama haberim yokmuş. Öyle bi boşaldım ki kondomu delmiş olabilirim” Kahkaha attım. “Yok artık. Daha önce hiç sevişmemişsin gibi konuşuyorsun.” “Gülme. Çok ciddiyim. Daha önce hiç senin kadar özgüvenli biriyle birlikte olmadım. Gerçekten.” “Eyvah. Sakın sana aşık oluyorum deme.” “Haha. Hayır. Aşk bana göre değil. No love, only sex.” “Bunu duyduğuma sevindim. Çünkü ben de uzunca bir süre aşk istemiyorum. Bayaa uzunca bi süre. Like forever.” Yüzüne baktım. Hala yatıyordu. İşi bitti neden hala burada. “Tekrar yapacak mıyız?” “İstiyor musun?” “Aslında gerçekten yorgunum. Uyusam iyi olacak” dedim. “Tamam uyuyalım o halde” dedi “Burada mı uyayacaksın?” diye sordum tek kaşımı kaldırarak. “Haha kovuyor musun beni?” dedi şaşkın bir gülümsemeyle. “E işimizi hallettik. Sevgili de olmadığımıza göre aynı yatakta neden uyuyalım ki? Herkes kendi evinde ve kendi yatağında rahatça uyusun.” dedim. “Yemin ederim ilklerimin kadınısın. Normalde benim kaçmak için bahane aramam gerekiyordu ama sen beni resmen kovdun.” “Ahh kıyamam üzüldün mü yoksa?” “Hayır aksine. Gurur duydum kovulmaktan” dedi ve kalkıp giyinmeye başladı.” “Bu arada sen evden nasıl çıktın?” “Biralar bitti bira almaya gidiyorum dedim” “E şimdi elinde bira olmadan döneceksin.” “Kapanmış her yer. Bulamadım.” “Mantıklı. Çıkmadan önce kapının deliğinden bak. Benim evimden çıkarken yakalanma. Özellikle İrem’e.” “İrem mi? İrem ne alaka?” “Ah siz erkekler ne salaksınız. Git hadi. Sonra konuşuruz bu konuyu.” dedim. Gerçekten yorgundum hemen uykuya dalmışım. Sabah kapının sesine uyandım. Hala çıplaktım. Üzerime oversize bir tişört geçirip kapıya gittim. Delikten bakınca Gamze’yi gördüm ve kapıyı açtım. “Günaydınn. Uyanmışsın. Hadi kahvaltıya gel.” “Aslında yeni uyandım. Daha doğrusu sen uyandırdın. Biraz kendime gelmem gerek. Ben hemen uyanır uyanmaz kahvaltı yapamıyorum. Hem duş falan da..” Lafımı kesti “Yarım saate hazır olur kahvaltı. Bekliyoruz. Gecikme.” Bu kız biraz bossy (patronvari) galiba. Neyse diyip kapıyı kapattım. Kahve makinesinin düğmesine basıp kendimi banyoya attım. Dün geceyi düşündüm. İlk kez tanıştığım biriyle hemen yatağa girmiştim. Daha önce hiç böyle bi şey yapmamıştım. Umarım götümde patlamaz. Amaaan sadece 4 seneliğine burdayım. Buraya gelmemdeki amaç buydu zaten. Aklıma eseni yapacaktım. O an canım neyi kimi yapmak istiyosa onu yapacaktım. Duşumu alıp çıktım. Tam bardağıma kahve koymuştum ki kapı tekrar çaldı. Bu sefer delikten bakmadım, Gamze olduğuna emindim çünkü. Elimde bardak, kafamda havluyla kapıyı açtım. Tabi ki Gamze’ydi. “Hadi sofra hazır. Gel.” “Kahvemi yeni koymuştum.” “Tamam onu da al gel. Hadiii. Dün gecenin kritiğini yapmamız lazım.” “Tamam” dedim üfler gibi. Anahtarı alıp çıktım. Kızların evine girdiğimde gerçekten çok güzel bir sofra kuruluydu. Ben sadece Selini beklerken İrem’le Çağla da oradaydı. Sanırım dün gece burda kalmışlar. Gerçekten de bu evin 3. sü ve 4.sü gibiler. Boş bi sandalyeye oturdum. Selin: “Jane kendi kahvaltısıyla gelmiş” dedi elimdeki kahveyi işaret ederek. “Sabahları kahve içmeden ayılamıyorum. Hele dün geceden sonra. Yalnız güzel içtik.” dedim. Hepsi de beni onayladı. Sadece İrem sessizce beni süzüyordu. İrem: “Erken kaçtın ama. Naptın gider gitmez uyudun mu? Senden hemen sonra Barışta çıktı. Yoksa sana mı geldi? Burdayken baya muhabbeti ilerletmiş görünüyodunuz.” dedi. İşte şimdi sıçtım. Kesin Barış dönünce her şeyi anlattı bunlara. Şimdi benim ağzımı arıyolar. Bi şey demem lazım. Hepsi yüzüme bakıyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD