İlk Operasyon

1026 Words
İrem gelmişti. Hemen odaya koştum Barış’a haber verdim. Odanın kapısını kapattım. Saçımı şöyle gelişigüzel topladıktan sonra kapıyı açtım. “İrem?” “Merhaba Jane. Müsait miydin?” “Aslında tam duşa girmek üzereydim.” “Çok vaktini almayacağım 5 dakika yeterli.” “Peki. Gel.” Göz ucuyla yatak odasının kapısına baktım. İnşallah ses çıkarmaz salak. “Evin gerçekten çok güzelmiş.” “Teşekkür ederim ama evimi övmek için gelmedin herhalde.” “Hayır. Ben sabahki davranışım için özür dilerim. Bir anda ağzımdan çıkıverdi. Aslında öyle bir şey düşünmemiştim. Daha yeni tanıştık, beni yanlış tanımanı istemem. Yurda dönünce çok vicdan azabı çektim çok kızdım kendime.” Ah İrem. Aslında haklı olduğunu bir bilsen. “Hiç önemli değil. Unuttum gitti bile. Yeni tanıştık böyle şeyler olabilir.” dedim gülümseyerek. O da gülümsedi. Sanırım ikna oldu. “Neyse ben gideyim artık. Akşam kızlarla kahve içmeye çıkacağız. Sen de gel.” “Olur ben de zaten duş alıp dışarı çıkacağım. Almam gereken şeyler var. Sonrasında yanınıza gelirim.” “Harika. Görüşürüz.” “Görüşürüz.” Kapıyı kapattım. Derin bir nefes verdim. Aynı anda yatak odasının kapısı açıldı. “Gitti mi?” “Gitti. İlk baskını hallettik. Darısı diğerlerinin başına.” Gülerek geldi. Öpmeye başladı. Bi yandan da tişörtümü çıkarmaya çalışıyordu. Ellerini tuttum “Dur. Gerçekten hazırlanmam lazım. Sonra” dedim. Ama beni dinlemedi. “Yakalanma korkusu beni azdırdı. Baksana” diyip elimi aletine götürdü. Gerçekten de semsert olmuştu. Ben de öpüşüne karşılık verdim. “Tamam ama çok hızlı bi sevişme olacak. Sonrasında gitmen lazım.” “Tamam” diyip beni odaya çekmeye başladı. Yatağa fırlattı resmen. Kondomu takıp bacaklarımı omzuna koydu. Hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. İçimdeki ateş yine yükselmeye başladı. Ama bu sefer daha farklıydı. Pozisyondan mı bilmiyorum daha güçlü bir şey geliyordu. Sesli bir şekilde inlemeye başladım. Benim sesimi duyunca daha da sertleşti. İkimizde aynı anda geldiğimizde çığlık attım. Sesimi bastırmak için dudaklarıma yapıştı. Sonra geri çekildiğinde “napıyorsun” der gibi yüzüme baktı. Ben de bilmiyorum işareti yaptım. Gerçekten bu da ilk defa olmuştu. “Bu ilki de yaşattın bana. İlk defa bi kıza çığlık attırdım. Ne oldu? Canın mı yandı?” “Hayır. Ben de anlamadım neden böyle oldu. Gelen his çok güçlüydü. Bana çığlık attıracak kadar.” Bir yandan giyiniyordu bir yandan da sırıtıyordu. Eminim isim vermeden bunu herkese anlatacaktı. Çok gururlandığı her halinden belliydi. Evet çok güzel sevişiyordu ama bu hareketlerine sinir oluyordum. Keşke hiç konuşmasa. Kas yığını aptal. Öyle diyince gözlerim kaslarına kaydı. Çok seksiydi. Daha 10 saniye öyle sevişmemiş olsaydık üstüne atlayabilirdim. Kafamı sallayıp bu düşünceleri savuşturdum. Ben de kalktım duşun suyunu açtım. Barış çıkmadan önce kapıdan bakıp kontrol ettim. Temizdi. Hemen çıkıp koşar adımlarla aşağıya indi. Ben de duşa girdim. Duştan çıkınca saçlarımı kurutmadan salık bıraktım. Kuruyunca buna pişman olacaktım o yüzden yanıma toka aldım. Islakken toplamayı sevmiyorum. İnce çiçekli elbisemi giydim. Çıkmaya hazırdım. Kapıyı açınca kızların kapısına baktım. Bende hiçbirinin numarası yoktu. Nasıl arayacaktım onları? Ben bunları düşünürken kapı açıldı. Gamze: “Aa Jane sen daha çıkmadı mı?” “Şimdi çıkıyorum. Ben de tam size gelecektim. Hiçbirinizin numarası yok bende. Nasıl arayacağım? “Biz de tam çıkıyoduk. Hadi beraber çıkalım. Önce sana hat alıp ordan kahve içmeye gidelim.” “Olur.” dedim ve hep birlikte merdivenlerden inmeye başladık. Caddeye geldiğimizde Selin, İrem ve Çağla kafeye geçtiler. Biz de Gamzeyle benim hat işini halletmeye gittik. Numaramı bile Gamze seçti. ‘Bu numara senin için daha iyi olur. Akılda tutması kolay’ dediği numarayı aldık. Ben takılmadım çok fazla. Çünkü neden takılayım? Alt tarafı bir numara. Dükkandan çıktıktan sonra Barış’a yeni numaranı vereyim mi? diye sordu. Bende gerek yok ben ulaşırım ona dedim. Bana geldiğinden bahsetmedim. Sonra belki bahsederim. Kafeye geldik. Masaya otururken Çağla yine Ece hakkında bir şeyler anlatıyodu. Gamze’yle göz göze geldik. Benim anlattıklarımdan sonra daha dikkatli dinlemeye başladılar. Çağla: “Alperen Ece’ye hediye almış. Ece de yanlışlıkla görmüş. Sonra da neden doğru düzgün saklamadın diye kavga çıkarmış. Çünkü sürprizi bozulmuşmuş. E sen de bulmasaydın o zaman. Yok ya bu kız hiç haketmiyo Alperen’i” Yine Gamze’yle göz göze geldik ve o soruyu sordu “Sen nereden biliyosun bunu?” “Ece anlattı.” “Ece sana bunu anlatacak kadar seni yakın görüyormuş demek ki. Ama sen burda onun arkasından konuşuyorsun. Biraz ayıp olmuyor mu sence de Çağla?” dedi. Çağla şok. Masada ölüm sessizliği hakim. Sonra kem küm edip zar zor bi cümle kurdu. “Ya ben bunu Ece’ye de söylüyorum zaten. Sen salaksın haketmiyosun bu çocuğu diye. O yüzden burda söylemem dedikodu olmuyor.” “Peki” dedik sadece. Sonra başka konulardan bahsetmeye başladık. Kahvemiz bitince evlere dağıldık. Barış’a hemen mesaj atmadım. Çünkü gelir falan şu an onunla uğraşamam. Bugünden sonra baya yorgunum hemen uyudum. Sabah kalkıp hemen kahvaltı hazırladım. Bu sefer ben kızları çağıracaktım. Çay koydum. Ben içmem ama onlar seviyor. Kahvaltılıkları çıkardım. Annem İngiliz olmasına rağmen biz hep Türk kahvaltısı yapardık. Annem çok sever. Kahvaltıyı hazırlarken annemi aramaya karar verdim. Kızlardan bahsettim. O da bana bikaç tarif verdi. Sofra hazır olmak üzereydi. Gamze’yi aradım. “Günaydııınn. Uyanmışsın. Hadi kahvaltı hazır. Selin’i de al bana gelin.” “Harika. Biz de yeni kalkmıştık. Hemen geliyoruz.” diyip kapattı. 5 dakika sonra zil çaldı. Gelmişlerdi bile. “Ooo sofraya bak. Jane senin mutfakta bu kadar iyi olduğunu tahmin etmezdim.” dedi Gamze. “Ee ne sandın. Hadi buyrun. Afiyet olsun. Çay koyuyorum size.” “Olur” “Ece’yle konuştunuz mu hiç?” diye sordum. Gamze: “Evet ben aradım akşam. Çağla’nın abarttığı kadar bi kavga olmamış aralarında. Evet sürpriz bozulmuş ama Ece olay çıkarmamış. Takılmış sadece bi sürprizi beceremiyosun diye. O kadar.” “Tahmin etmiştim.” Selin: “Ece’yi uyarsak mı acaba Çağla konusunda?” “Bence hiç o topa girmeyelim. Ters tepebilir. Ece’nin farketmesini sağlayalım ama bir yandan da onların ilişkisine zarar verecek davranışlarından uzak tutalım onu” Gizem: “Yine haklısın. Eğer Çağla’nın Alperen’e olan ilgisini Ece’ye söylersek bu sefer onların araları bozulur. Neden bana söylemedin diye Alperen’i darlar. Sonra gider Çağla’yla kavga eder. Olay büyür de büyür. Ama kendisi farkederse sessizce araya mesafe koyar. Evet evet en mantıklısı bu.” diyip konuyu kapattık. Bugün bütün gün evdeydik. Sohbet ettik kahve içtik. Yarın büyük gün. Okulun ilk günü. Bakalım kahramanlarımızı neler bekliyor.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD