Tuana Doğan sabahtan bu yana ne aramış ne de gelmişti. Dün gece yaşadığımız yakınlaşmadan sonra Doğan yüzüme bile bakmadan evden çıkmıştı. Nereye gidiyorsun diye sorduğumda da cevap vermemişti. Salonda boş boş otururken Doğan’ı düşünmeye devam ettim. Acaba şu an ne yapıyordu? Neden hiç aramamıştı? Buraya gelmem yine hiçbir şeyi değiştirmemişti. Omuzlarımı aşağıya doğru düşürdüm. Telefonum çalmaya başladı. Ekrana baktığımda hiç geciktirmeden açtım çünkü bu telefon çok önemliydi ve zamanında açmam gerekiyordu. “Tuana, seni bekliyorum. Lojmanın arkasında seni bekleyen siyah bir araba var. Acele et.” Bunları söyledikten sonra telefonu direkt kapattı. Çağırdıklarında direkt gitmem gerekiyordu. Üzerime dikkat çekmeyen kıyafetlerimden giyip silahımı belime koydum. Normal bir şekilde lojma

