Konağın üzerinden geçen aylar, Mardin’in o amansız kışını yavaş yavaş eritmiş, yerini ilkbaharın serin rüzgarlarına ve ardından Mezopotamya ovasını kavuran kurak yaz sıcaklarına bırakmıştı. Zaman akıp giderken, Karayel konağındaki dengeler de tamamen bu yeni kışlık ve yazlık mevsimlerin ritmiyle, en çok da Peri’nin karnında büyüyen o kutsal canın etrafında yeniden şekillenmişti. Peri artık beş aylık hamileydi; gencecik bedeni bu koca yükün altında yavaş yavaş ağırlaşıyor, o incecik beli bükülüyor ve karnı artık dışarıdan bakıldığında çok net bir şekilde seçilecek kadar belirginleşip öne doğru çıkıyordu. Bu geçen aylar boyunca konaktaki hiyerarşi tam bir uçurum halini almıştı. Kevser Hanım, gelininin karnı her geçen gün biraz daha büyüdükçe ona karşı olan o yapmacık ama abartılı sevgisini

