Toplantı bitmiş herkes tekrar bir araya gelmiş hastane’nin yolunu tutmuşlardı. Hastane’de koridor boyunca ilerlerken herkesin yüzünde sessiz bir ciddiyet vardı. Ahu’nun kalbi hızla çarpıyordu, babasını görme isteği, endişeyle birbirine karışmıştı. Uras ve Banu el ele yürürken bile, sessizliğe uyum sağlamışlardı. Odaya girdiklerinde Selim Bey yatağında yarı dik şekilde oturuyordu. Yüzünde yorgunluk vardı ama gözleri canlıydı, yüzünde ki hüzün hep aynıydı. Kızını görünce bir anlığına dudaklarının kenarı titredi, ardından zorla bir tebessüm yerleşti. Selim Bey; “Ahucum… çocuklar, hoşgeldiniz.” dedi, sesi hem özlem doluydu hem de derinden gelen o hüzün. Ahu babasının yanına koştu, elini tuttu. Gözleri dolmuştu ama kendini güçlü tutmaya çalışıyordu babasını böyle görmek onu çok üzüyor hatt

