12.Bölüm

2173 Words
Umut ettiği hislerin gerçekleşmesi elinde olsaydı insanın.. Umut etmeye devam etmeyi mi seçerdi? Yoksa gerçekleşen duyguların hazır lezzetine yenik mi düşerdi? ---------------♡------------- Emir'in annesinin lafının ardından henüz on dakika geçmişti ki içeri gayet normal tavırlarla önce babam ardından sinir küpü bir şekilde Emre girmişti. "Abla bu olanlar ne demek?Sen bu adamla evlenmeyi kabul etmedin öyle değil mi?" Ona hiç cevap vermeden Neriman Teyzeye bakıp gözlerimle izin istediğimde oda anlayışlı bir şekilde başını salladı. "Tülaycım Hümalara rahatça konuşabilecekleri bir oda gösterir misin?" Lafıyla genç esmer bir kız hemen yanımıza geldi. "Buyrun" deyip önümüze geçtiğinde bende Emre'yi kolundan tutup kızı takip etmeye başladım. Gösterdiği odadan içeri girip kapıyı kapattığımda açıklama bekleyen Emre'ye döndüm.Beni kendisinin minik kız kardeşi gibi sahiplendiğini görüyordum.O yüzden haklılık payı büyüktü. "Emre ben Emir Beyle evlenmeye karar verdim." Tam lafımı bölmek için hamle yapmıştı ki elimle durdurdum."Benim için hiç bişey namusumdan,inandığım davadan, ailemden daha değerli değil.Ben beni sevmeyen bir adamla yaşarım ki yaşadım da.." gözlerine bakıp acıyla tebessüm ettim."Beraber yaşadık.Ama bir ömür boyu inandığım değerlere laf getirecek olmanın yükü altında yaşayamam.Bunu sen de biliyorsun.Lütfen beni de anlamaya çalış." Ne demek istediğimi anlamış gibi önce sessiz kaldı.Sonra kendince çözüm yolu üretmeye başladı. "Başka yere gideriz olmaz mı?" Alayla gülümseyip"Nereye gidicez adamı Türkiye tanıyor.Başka ülkeye zaten gidemeyiz." dedim. Sessiz bir kabullenişe geçtiğinde ağzının içinden öfkeyle homurdanmaya başladı. "Ben sadece seni bırakmak konusunda tedirginim. " "Aslında bugün çok mutlu bir haber aldım.Sinirden aklımdan çıkmış." Anlaşılan Neriman Teyze ödevine iyi çalışmıştı. "Noldu? " diye bildiğim cevabı almak için meraklı bakışlarla kardeşime yöneldim. "Kaç aydır hep başvurduğum etüt okulundan olumlu yanıt gelmiş.Seni bırakmamak için gitmiycektim ama..-" Emrenin gözlerindeki ışıltı bile bana verdiğim kararın ne kadar doğru olduğunu göstermeye yetmişti. "Emre baksana belki de herşeyin hayırlısı benim bu eve gelin gelmem.Zaten çok iyi insanlar.Hiç zorlanacağımı zannetmiyorum.Zaten sık sık görüşürüz ki" Oda başka çaresi yokmuş gibi başını zoraki bir şekilde salladığında bende güven vermek için tebessüm ettim. "Sadece ikimiz için istiyorum abla oraya gitmeyi.İyi bir meslek sahibi olduğumda seni çekip alıcam bu hayattan merak etme!" Zaten küçüklüğünden beri hayali doktor olup ikimizide rahat ettirmekti. "Tabi o zamana kadar beni bırakıp evlenmezsen-" hızla yanındaki yastığı alıp suratıma fırlattığında bende başka yastığı elime alıp ona vurmaya başladım.Şuna bak yaa!! Dışardakileri unutmuş bir şekilde yastık savaşı yaparken birden kapının açılmasıyla elimdeki yastığı yere düşürdüm. "Noluyo burda?" Suçlu bir insan gibi yavaşça arkamı döndüğümde kapıda boy gösteren Korkunç adama baktım gözümün ucuyla. "Hiiiiç yastık savaşı yapıyorduk." Emre sen ciddi misin abla der gibi yüzüme baktığında omzumu silktim.Yalan söyleyemezdim sonuçta. Emir'de içeriye girmeden kapıda sinirle, bir eliyle şakaklarını oğuşturduğunda yine diyeceklerini dememek için çaba gösterdiğini farkettim.Ailenin yanında diyemezdi tabi.. "Oyununuzu bırakında salona gelin!" Sonra gözlerimin içine en acımasız bir şekilde bakıp tısladı. "Yüzükler takılacak!!" Kafama birden balyoz etkisiyle inen kelimeyle"NEEEEEE" diye bağırdım. "Nasıl olur ne yüzüğü?Siz ne dediğinizin farkındamısınız?Şaka dimi şaka!!" Bana en son bile şaka yapmayacak adam sence der gibi suratıma duygusuzca bakmayı sürdürünce oflayıp umrumda olmayan odada sanki bişey ilgimi çekiyormuş gibi gözlerimi gezdirmeye başladım. Gözlerim dolmak üzere olduğunda genelde hep böyle yapardım. Kırk yıl düşünsem hayatımın en önemli ve güzel olması gereken anlarının bu kadar sıradan olacağı aklıma gelmezdi. Aslı hep beyaz atlı prensini hayal ederken evlilik kına isteme hepsini tek tek kafasında planlayıp heyecanla  konuşurken ben sadece onu dinlerdim. Ama dinlemekte hayal etmemek anlamına gelmiyordu sonuçta değil mi? Her ne kadar o konular hakkında konuşmasamda bende her zaman bana değer veren, beni seven iyi bir insanla karşılaşacağımı umut etmiştim. Ama nasip böyleymiş demekki... Bana nefretle bile bakmayan bomboş bakan bir çift göze bir ömür bakmak zorunda kalmak... Kabullenilmişliğin verdiği yenilgiyle omuzlarımı düşürdüğümde hiç kimseye bir şey demeden dolu gözlerle odadan çıktım. Bizi bekleyen aile büyüklerinin yanında emir bekleyen asker edasıyla yerimi aldığımda kapının orda duyduğum sesle yüzümü gerçek bir gülümseme kapladı. "Ay çekilin önümden geç kalmadım dimi?" Telaşlı adımlarla şaşkın bakışlar altında yanıma gelen Aslıyla içimden kopup gelen kıkırtıyı engelleyemedim. "Bunlarda yangından mal kaçırır gibi herhalde oğulları evde kalmasın diye biran önce başını bağlayalım dediler." Kulağıma fısıldadığı cümleyle attığım kahkahaya engel olamayınca hızla beni güldürmesin diye kolumla dürttüm. "Hoşgeldin kızım!Hadi oğlum gelinimizin arkadaşı da geldiğine göre artık yüzükleri takalım." Gelinimiz..Gelin..Ben o gelin oluyorum sanırım.. Büyüklerin de ayaklanmasıyla bizi yönlendiren Emirin annesiyle orta yere geldiğimizde hizmetçi kızda elindeki tepsiyi Aslıya uzattı. Emirin babası karşımıza gelip eline aldığı yüzükleri parmağımıza takmadan"Rabbim sizi ömür boyu mutlu etsin.Ona layık bir şekilde yaşayıp ve ona layık evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin.Bir ömür değil, cennette de sizi birbirinize yoldaş eylesin." Ettiği güzel duaya ister istemez "Amin" diye yanıt verdiğimde sağ tarafımda oldukça yakınımda olan tehlikeye çevirdim bakışlarımı. Onunda zaten benim üzerimde olan ela hareleriyle karşılaşınca  yutkunmama engel olamadım. Edilen dua çok güzeldi.. Peki ya bizim hayatımız? Ben ne kadar takat getirecektim bu sırlarla dolu,  adamın yanında... Sırlarla, karanlıklarla dolu ve benim için küçücük boşluğu olmayan acımasız adam.. Ağlayacaktım üzülecektim bu zaten belliydi. Peki ya kendimi kaptırırsam? Dalıp dalıp gidersem elanın üstüne yeşil noktalar serpiştirilmiş adamın gözlerine... Ya bir gün beni sevmesini istersem? Bu adamın beni sevmesi? Gerçekten ilginç bir duygu olurdu.. Gözümüze patlayan flaşla büyülü andan sıyrılıp gerçek hayata dönüş yaptım.Resmi Sevdanın çektiğini görünce sıcak gülümsemesine bende aynı karşılığı verdim. Ne zaman gelmişti? Resmen kızın geldiğini farkedemiyecek kadar kanatlanmış olmalıydım. Ve birinin acilen benim kanatlarımı kesmesi lazımdı. Kesilen kurdaleyle büyüklerin elini öpmeye başladık.Neriman Teyzenin yanına geldiğimde bana içten bir şekilde sarılıp boynuma ve koluma birşeyler takmaya başladı. Hala daha ona karşı kırgın bakıyor olmalıydım ki oda mutlu bakışlarını sürdüremeyip beni kendine çekti. "Nolur yavrum bana şöyle bakma.İnan ki seni ne Emir'den nede Sevda'dan ayrı tutmuyorum.Senin için en iyisi bu güven bana." Daha fazla soğuk bakışlarımı sürdüremeyip bana hep anne şefkatiyle yaklaşan kadına sevgiyle bakmaya başladım. "Sen zaten haklısın Neriman Teyze.Bu aralar her şey çok üst üste geliyo.Benide anlamaya çalış." Anlayışla başını sallayınca bende sıradaki kişinin elini öpmeye gittim. Babamın.. Ellerimin titrediğini farkedince başımı kaldırıp bana hem acıyı hemde sevgiyi dolu dolu yaşatan adamın gözlerine baktım. Sorarak..Hem hesap sorarak..Hemde Başka bir sürü şey sorarak... Oda bana aynı bakıyordu.Beni en çok bunun yaraladığını bilmeden acı çekiyormuş gibi bakıyordu. Neden baba neden bana bomboş bakmıyorsun? Neden şey gibi bakıyorsun? Seviyormuş gibi... Elini titreyen ellerimle zar zor tutup yıllar önce ki küçük Hüma'nın her bayramda harçlık almak için öptüğü gibi öptüm. Sonra bu sefer titremenin yayıldığı vücudumla ona sarıldım.. Babama sarıldım.. Yıllar sonra en çok ihtiyacım olan kollara uzak kalmanın verdiği hasretle girdiğimde hala daha aynı olan ağaç kokusunu içime çektim. "Hayırlı olsun kı-kızım!" En çok ihtiyacım olduğu anda beni bırakarak sadece bir kelimeyle mi sahipleniyordu? Kızım..Uzun zaman olmuştu duymayalı.. İçimdeki fırtınaya rağmen hasta halinde onu üzmemek için hiç birşey demeden başımla onaylayıp Emirin yengesine geçtim. "Allah mesut etsin kızım.Hayırlı olsun." Anlaşılan  bu ailede birtek Emir hariç diğerleri melek gibi insanlardı. Tabi birde şuan sarıldığım evin diğer gelini fettan bakışlı kadın hariç.. Hiç bişey demesine fırsat vermeden kötü olduğumu farkedip su almak için mutfağa yöneldim. Mutfaktaki kızlar beni görüp telaşlanınca sıcak bir şekilde gülümseyip"Sadece su istiyorum kızlar sakin olun lütfen" dedim. Şaşkınlıkla birbirlerine bakıp ne olduğunu anlamaya çalışır gibi bir hale girdiler. "Hemen Hüma Hanım." Sahte bir sinirle"Ne hanımı kızlar Allah aşkına!Sakın öyle kelimeler duymayayım ağzınızdan." diye söylendim. Bu sefer daha çok şaşırdılar."A-ama Gülten Hanım çok kızar böyle şeylere." Ben tam o kim diye düşünürken"Kızlar neden hepiniz buraya doluştunuz?Haydi işinizin başına!!" diye birisi emir vererek içeri girdi. Arkamı dönüp baktığımda geldiğimden beri bana kötü kötü bakan kızı gördüğümde daha fazla dayanamadım. "Neden onlarla böyle saygısız bir üslupla konuşuyorsun?" Benden hiç böyle bir atak beklemiyormuş gibi nefret saçan bakışlarıyla aşağılar bir şekilde beni süzdü. "Peki sen kim oluyorsun da bana karışma hakkını kendinde buluyosun?" Evet işte sabahtan beri içimde oluşan sıkıntıyı bu kızla dövüşerek halledebilirdim belki.. "Sanırım bu evin gelini oluyorum.Ama ben senin aksine bulunduğum konumdan dolayı değil insan olduğum için müdahale ediyorum.Onlarında senden bir farkı  yok sadece işlerini yapıyorlar.Ayrıca ben mutfağa girdiğimde de hiç biri boş durmuyordu." Sinirle kahkaha attığında sanki çok değişik bir şey söylemişim gibi gözlerini sonuna kadar açtı. "Benden bir farkları yokmu?Ay hiç güleceğim yoktu." Uyuz uyuz hiç komik olmayan bir şekilde mutfakta tek başına anırdığında masadaki sürahiyi kafasına fırlatmamak için kendimi zor tuttum. "Komik olan ne bize de anlatta senin deli olmadığını düşünmeye başlayalım." Mutfakta oluşan sessizlikle kızların pür dikkat bizi izlediğini farkettim. "Onlar ve ben komik bir benzetme oldu ona gülüyorum." Kendini bakışlarıyla yüceltip kızları ezdiğinde bir kez daha sürahiye göz attım.Fazla  uzakta sayılmazdı aslında.. "Tabi canım zaten öyle bir benzetme olamaz.Bazı şeyleri satın alabilirsin senin üzerinde ki kıyafetler gibi..Sadece paran olmadığı için alamazsın.Ama bazı şeyleri paran olsa dahi satın alamazsın.Kıyafetin içinde ki insanlık gibi.." Sinirden domates gibi olduğunda zehir dilini açtı yine. "Anlaşılan sen satın aldın o pek meşhur insanlığı .Baksana Emir gibi birini bile ayartıp evlendigine göre" Ayartmak? Sinirle tıslayıp kendime hakim olmam gerektiğini fısıldayıp alaylı bir gülümsemeyle döndüm ona. "Demekki bakan göz asıl yapan göz olunca olayları öyle anlayabiliyormuş.Bak şimdi merak etmeye başladım senin gibi birinin bu temiz aileye nasıl gelin geldiğini?" Kızların istemsiz kaçan kıkırtılarına ve bu kadının da sinirden beni gözleriyle öldürmek isteyen haline bakılırsa güzel noktaya değinmiştim. "Neyse seninde hayat hikayeni inşallah başka zaman dinleriz." deyip bende eğreti duran gıcık bir ifadeyle yanından geçip tekrar salona geldim. Oh be  biraz olsun rahatlamıştım. Hararetle düğünü ne zaman yapmaları gerektiğini konuşan ailenin yanına sanki ben gelin değilmişim gibi iliştiğimde beni çok ilgilendiren ama aslında bi o kadar da ilgilenmek istemediğim konuları dinlemeye çalıştım. "Düğünü iki hafta sonra yapalım.Uzatmaya ne gerek var?" Emirin babası yani artık müstakbel kayınpederimin ortaya attığı ve herkesin normal karşıladığı fikirle ben telaşla gözlerimi kırpıştırdım. "Bende yarın imam nikâhını yapalım dicektim. Hem Hüma kızımda daha rahat olur" Pekâlâ sanırım artık şaşıramıyordum. "Senin için de uygun mu Hüma?" Sonunda gelin olanın ben olduğunu akıl etmişlerdi.Farketmez der gibi omuzlarımı silktiğimde artık bu gece için konuşmaya mecalim kalmadığını farkettim. "Bizde artık kalkalım.Geç oldu." Babam nihayet gitmemiz gerektiğini söyleyince ilk önden ben kalkıp kapıya doğru yürüdüm.Cidden artık nefes alamıyordum.Kimseye bişey demeden kapıyı açıp çıktığımda bu gece için gözyaşı biriktirdim. Anlaşılan bu gece de bana uyku yoktu. "Hüma bir saattir sana sesleniyorum." Arkamdan koşturan Sevda ve yanındaki Aslı halimi anlamasın diye tebessüm ettim. "Dalmışım sanırım duymadım." Bu aralar çok gelgitler yaşıyordum. "Yarın nasıl olsa okul yok sabah seni erkenden alırız.Sabahtan akşama kadar sana gelinlik bakıcaz çok heyecanlıyım!!" Keşke bende senin kadar heyecanlı olsam!!Neyse keşke demek şeytandandı. "Gelinliğe ne gerek var?" Anlamaz bakışlarla suratıma baktıklarında ofladım. "Nasıl ne gerek var?Sen pek dinlemedin ama düğünü bizim bahçede yapıcaz.Aslında biz daha başka yerlerde istedik ama abim şatafatlı bişey olmasını istemedi. " Neyseki Emir denen adamla bir ortak noktamız çıkmıştı. "Ayyy ikinizde resmen ölmüşsünüz sanki.Ben olsam düğünümün harika olmasını isterdim." Söylediği sözlerle hızla başımı Aslıya çevirdiğimde karanlığa rağmen gözlerinin dolduğunu gördüm. Çok zordu..Ve biz bunla nasıl baş edecektik hiç bir fikrim yoktu. "Seversen öyle istersin" Herkes ne demek istediğimi anladığında Sevdada hiç sesini çıkarmadan bizi arabaya doğru götürmeye başladı. "Hee Hüma unutmadan siz sözlenirken çektiğim fotoğrafı gazeteye vericem.Bundan sonra artık kimse arkandan konuşmaya cesaret edemicek merak etme." Onu onaylanıp bizi getirdiği arabaya bindik.Babamla Emrede arkadan geldiklerinde babam öne oturdu.Emrede yanımıza geldi. Şöför koltuğunun kapısı açıldığında oturan Emir'le şaşkınlıkla Aslıyla bakıştık. Birazcık görgüsü vardı sanırım.. Kısa sürede evimize geldiğimizde önce babam indi.Bende tam inmek için hamle yapıyordum ki önden gelen"Sen kal" sesiyle oturduğum yere mıhlandım. Tedirgin dolu bakışlarla Emre ve Aslıya baktığımda güven veren bir şekilde bakıp arabadan indiler. Derin bir sessizlik oluştuğunda dikiz aynasından bana baktığını hissediyordum.Hiç başımı kaldırmadan konuşmasını beklemeye başladım. İnşallah yerinden çıkacak gibi atan kalbimin sesini duymuyordu. Ortam fazla sessizdi ve kalbim biraz fazla sesliydi. "Bundan sonra Kaplanların gelinisin ve elindeki yüzüğe yakışır şekilde hareket edeceksin.Okuluna devam edebilirsin ama orda da benim adamlarım olucak ve onların gözetimi altında olacaksın.Oturduğunuz siteyede devamlı durucak adamlarımı bırakıcam ve sen-" arkaya dönüp gözlerimin ta içine baktı."Benim iznim olmadan bir adım bile atmıcaksın." Yok artık ne diyordu be buu!! Ağzımdan çıkan "Hah" kelimesine engel olamayınca dalga geçmiyormuş gibi sertçe gözlerime bakmaya başladı. "Emredersin" Alayla söylendiğimde o yine taviz vermez bir ifadeyle bakmayı sürdürdü. "İster emir olarak algıla ister rica.Benim dediklerimi yapmadığın takdirde sonuçlarına katlanırsın." Pekâlâ..Adi şerefsiz!!! "Tamam kim kimin sonucuna katlanıyormuş görürsün sen!!" Bir yandan kapıyı açıp öfkeyle tekrar döndüm. "Sana da hayırlı geceler olmasın.Umarım gece kâbus görürsün!!!" Arabadan inip kapıyı sertçe kapattığımda burnuma dolan pahalı egzoz kokusuyla son sürat yanımdan geçip gitti. Ben bu adamla nasıl evlenecektim? Kendi apartmanlarının önünde beni bekleyen Aslının yanına gidip hemen on dakika kapı muhabbeti yaptık.Yarın oda benimle beraber gelecekti.Ve Aslının annesinin camdan çığırmasıyla kalan konuları yarına bırakmaya karar vermiştik. Eve girdiğimde karşılaştığım sessizlikle herkesin kendi odasına çekildiğini farkettim.Şöyle bir etrafa dağınıklık varmı diye göz gezdirdiğimde olmaması memnuniyetle tebessüm etmeme sebep oldu. Feracemi çıkarıp astım.Emreyi ve babamı rahatsız etmemek için yavaş adımlarla odama girip üzerimi değiştirdim. Banyoda abdest aldıktan sonra namazımı kılıp dua ettim. Bugünden itibaren çok farklı ve belirsiz bir hayata adım atmıştım. Genç kızlar evlendikten sonra onlara değişik ve üzücü gelen hayatı eşlerinin desteğiyle atlatıyorlardı. Peki ben ne yapacaktım? Adımlarımın yanında hiç bir zaman adım izi olmayacak bir adamla bir ömür geçirmek.. Ne kadar takat getirecektim? Ve sonra bugün ritmi daha bir yoğun atan kalbimi hatırlayıp dua ettim. "Bana karşılığını göremeyeceğim hisleri umut ettirme Yarabbim!" Umut bazen yeni hayatlara ve adımlara yelken açmak için şevk olurken bazen de bir insanı olmayacak şeylerin arkasından bir ömür koşturan acımasız bir duygu olabiliyordu. Ve inşallah benim hayatımdaki umut tohumları sadece yeni adımlar için şevk olurdu....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD