9.Bölüm

1780 Words
Ve ferahlık ne zaman anlaşılacaktı? Eğer sıkıntı olmasaydı... ----------------♡---------------- Derin bir sessizlik hakimdi evde.Kaplanların evinden büyük bir şokla ve gözyaşlarıyla ayrılıp insanların ezici bakışları altında evime gelmiştim.Bindiğim taksi, yürüdüğüm caddedeki insanlar..Hepsi.. Gazetelerdeydim.Televizyon haberlerinde , sosyal medyada ve magazin sayfalarında.Kimisi kim bu şanslı kız diye başlık atarken haberlerine kimiside kim bu para avcısı diye başlık atmıştı.Ve kimiside..Hiç düşünmek ve aklıma bile getirmek istemediğim şekilde iffetime dil uzatmıştı.Ne kadar acımasızdı öyle değilmi insanlar? Bir genç kız için bu devirde iffetini muhafaza etmek herşeyden zor degil miydi? Ne kadarda kolaydı sırf para kazanmak için insanlara iftira atmak. Eve geldiğimden beri benden bir açıklama bekleyen kardeşime ve Aslıya ağlamaktan cevap verememiştim ki. "Abla artık ağlama ve bize gerçekleri anlat lütfen!" Sabrının son kırıntılarını az önceki cümlede sarfeden kardeşim elbetteki haklıydı.Merak ediyordu ve sinirliydi.Koskoca iş adamıyla ablasının resimleri uygun olmayan bir vaziyette boy boy her yerde geziyordu. "Be-be-ben" Tekrar bir ağlama ve hıçkırık krizine girince bu sefer Emre ayağa kalkıp salonda volta atmaya başladı. "Abla nolur bak sakin olmaya çalışıyorum.Yoksa-" diyeceği cümleyi tamamlamaya gücü yokmuş ama mecburmuş gibi tekrar dudaklarını araladı. "O adam sana birşey yapmadı değil mi?" Sessizliğimi yanlış yorumlamış olucakki hızla yanıma gelip yüzümü elleri arasına aldı. "Bak ben yanındayım tamam mı? Aslı ablam da yanında.Biz sana inanırız.Ne olur böyle susma Anlat ne oldu?" Artık kardeşime ve salonun bir köşesinde sessiz sessiz ağlayan ondan bir farkı olmayan dostuma anlatmak zorundaydım. Sakin olmalıydım.Sakin..Bunların hepsi geçecekti. Elimi kalbime koyup derin derin nefes aldım.Herşeyi en başından tabiki Emir beyin kimseye anlatmıyacaksın dediği yerleri atlayarak anlattım.Aslı senin lanet olası merakının başına bir iş açacağını biliyordum diye bana çemkirmiş Emre ise odak noktasını salonun girişine sabitlemişti.Bende baktığı yere bakınca babamı görmemle konuşmanın ne kadarından beri orda diye düşünmeye başladım.Olanları duymuşmuydu?Elinde tuttuğu gazeteye ve hayal kırıklığı dolu harelerine bakılırsa duymuştu. Hiç birşey demeden önümüzdeki masaya elindeki gazeteyi bırakıp çökmüş bir şekilde geri odasına gitti. Dolu gözlerle arkasından bakarken bütün cesaretimi toplayıp gazeteye uzandım.Daha sayfayı açamadan elimden çekilmesiyle Aslı sinirle konuşmaya başladı. "Yeter artık sabahtan beri bakıp bakıp ağladığın.Bunlara bakmak hiçbir şeyi değiştirmiyo.Kalk Emir Beyin yanına gidiyoruz.Onunla konuşucaksın.Adamın eli kolu uzun bir şekilde halleder." İçimden umarım deyip başka çarem olmadığını düşünüp ayaklandım.Bizimle gelmeyi teklif eden Emreyi ikna edip evde bıraktık. Erkek milletiydi sonuçta.Yaşı başı yoktu bu işin.Ters bir hareket yapardı falan Allah korusun iş iyice çıkmaza girerdi. ******* Sekreterin garip ve ezici bakışları altında Emir Beyden haber beklerken heyecandan ve stresten ellerimi oğusturmaya başladım.Umarım ortak bir yol bulup yani her ne kadar imkansız gibi görünsede bir konuda uzlaşır ve çaresine bakardık.Tek temennim oydu. Aslının sakin ol diye uyarmaları bir kulağımdan girip diğerinden çıkarken telefon sesiyle bakışlarımı oraya yönlendirdim. "Evet Emir Bey burda.Hayır yalnız değil.Tamamdır gönderiyorum." Sözleriyle o daha bir şey demeden ayaklanıp kapıya doğru yürümeye başladım.Peşimden gelen Aslıya"Yalnız Hüma Hanım girebilir" dediğinde daha fazla gerginlik kaldıramıyacağımı düşünüp her şey yolunda bakışı attım.Ben halledebilirim..Kesin hallederim.. Kapıya vurup gir sesi beklemeden içeri girdiğimde Emir Beyi ve karşısında oturan Neriman teyzeyi gördüğümde  birden tükürüğüm boğazıma kaçtı ve öksürmeye başladım. Ben şimdi bu kadının yüzüne nasıl bakıcaktım? "Emir su versene kıza niye öyle bakıyorsun?" Babaanesinin ricasıyla hızlı ama telaşsız adımlarla yanıma gelen adam suyu uzattı. "Al" Çok sağol yaa!!Keşke zıkkım iç deseydin gerçekten daha açıklayıcı olurdu tabikide demedim.Çünkü adama karşı suç dosyam hayli kabarıktı. Sonuçta özellikle kadınlara karşı çizdiği imajı bir günde mahvetmiş belki de tahmin ettigimden fazla sıkıntıya sebep olmuştum. "Gel kızım otur buraya konuşalım biraz." Herşeye rağmen hala bana karşı tavrı aynı olan teyzeye mahcup bir ifadeyle bakıp adımlarımı karşısındaki koltuğa yönlendirdim. Kara bakışlı adam da yanımdan fırtına gibi esip yağmur kokusunu burnuma bıraktığında sanki kötü bir koku duymuş gibi yüzümü buruşturdum.Evet çöp gibi kokuyordu.. Herkes koltuğuna yerleştiğinde stresle konuşmaya çalıştım. "Be-ben" "Evet sen" "Ö-özür di-" "Buraya özür dilemeyemi geldin?" "Ha-Hayır olaylar aslında yanlışlıkla oldu." "Yanlışlıkla olan senin tanımadığın bir adamın odasına utanmazca girmen mi?" Bilerek yapıyordu.Dolan gözlerime inat acımasızca beni en hassas olan noktamdan vuruyordu. "Emir dikildin kızın tepesine zebani gibi!!Biraz fırsat verirmisin Hümaya!" Adımı ilk defa duyuyormuş gibi yüzünü buruşturan adama sinirli bir bakış attım.Uyuz şey.İşte şimdi sakinleşmiştim.Beni heyecanlı anımdan sıyıran tek şey ancak sinirli anım olabilirdi. "Benim bir suçum yok Neriman teyze gerçekten.Sevda benim odama çık ben gelicem deyince bende onun odasını aramaya başladım.Yanlışlıkla Emir Beyin odasını açınca komidinin üzerindeki çerçeve ilgimi çekti.Yani ne bileyim o sanki...Böyle şeylere önem verecek biri değil gibi..O yüzden merak ettim." "Ne yani bunca  olay senin lanet merakın yüzünden mi başıma geldi?" Yine sözümü kesip haklı ama kırıcı sorusuna sadece mahcupça bakmaya başladım. "Sonra ne oldu kızım?" Beni teşvik edip Emir Beye uyarıcı bakışlar atan Neriman teyzeden son bir kuvvet aldım. "Sonra resimde..."bakışlarımı hareleri kahverengiye çalan adama çevirdiğimde birden olaylar kafamda canlanmaya başladı. Öldürülen adam , ve o adamın Emir Beyin arkadaşı çıkması.. Allah'ım ben daha bunun şokunu atlatamamışken yaşadığım olaylar.. Sen yardım ett! "Sonra işte ben resme bakarken birden Emir Bey geldi ve sesini duyunca korkup elimden çerçeveyi düşürdüm.Kırılınca bana bağırmaya başladı bende ondan kurtulayım derken takıldık ve o şekilde işte..." Yeterli olduğunu düşünüp daha fazla konuşmadım ve bakışlarımı ellerime indirip stresten parmaklarımla oynamaya başladım. "Ben zaten olayın altında az çok böyle birşey olduğunu tahmin etmiştim.Ama maalesef size sadece benim inanmam hiç bir şeyi değiştirmez." Umutsuz sözlerine karşı"Belki Emir Bey bir açıklama yaparsa yani..Herşey yanlış anlaşılma diye ,Neriman Teyze lütfen bir şeyler yapın ben bu şekilde nasıl yaşarım?"dediğimde gözlerim yine dolmuş en nefret ettiğim aciz görüntüyü insanların hafızalarına bırakmıştım bile.Sözde buraya geldiğimde ağlamamak için kendime söz vermiştim ama gelin görün ki sesim titremeden kurduğum bir cümlem bile olmamıştı. "Akşam babanla bize gelin kızım.Hep beraber bir çözüm yolu düşünelim.Sen şimdi hiç birşeyi umursamadan okuluna git derslerine gir.Emin ol işten sadece açıklama yapmakla sıyrılabilinseydi Emir sana gerek kalmadan hallederdi.Bulunduğunuz pozisyon. .Yani baya yanlış anlaşılmaya müsait bir durum." Utançla gözlerimi başka tarafa çevirdim.Şimdilik sadece teyzeden utanıyodum ama kim bilir daha neler ve ne sözlerle karşılaşıcaktım. Onaylar bir şekilde başımı sallayıp ayaklandım. "Allah'a emanet olun!" Olun..ikinci çoğul kişi..Neyse Emir denen kaba adamına Allah'a emanet edebilirdim sonuçta.. ***** Garip ezici ve suçlayıcı bakışlar...Okulda tanıdığım tanımadığım bir sürü insan sanki her olayda yorum yapma hakkına sahipmiş gibi arkamdan konuşup duruyorlardı.Tamam bunu umursamayabilirdim ama ya az önce yanından geçtiğimiz grubun ağzından çıkan kelimeler.. "Böylelerinden korkucaksın işte.Herşeye günah diye bir kalıp uydururlar ama koskoca iş adamlarınıda ayartmaktan geri durmazlar!" Sicim sicim akan gözyaşlarım aslında kendimi savunamamaktan değildi.Yaptığım hata yüzünden dinime laf gelmesindendi.Beyaz sarık leke götürmez diye boşuna dememişler..Eğer birşeyleri temsil etmek istiyorsak dikkatli olmak zorundaydık. "Peki ya sen?" Ağzında sakızla arkadaşlarına hala daha bizim gibilerin ne kadar tehlikeli olduğundan bahseden kız benim cevap vereceğimi düşünmemiş olucak ki şaşkınlıkla arkadaşlarıyla bakışmaya başladı. "Ben ne?" Alayla gülüp Aslının gidelim ikazlarını dinlemeden kızın karşısına geçtim. "Sen ne kadar objektifsin?" Anlamayan bakışlarla bana bakınca" Bizim hakkımızda dedinya herşeyi kalıba sokarlar diye sen ne kadar geniş düşüncelisin?." Dedim. Beni şöyle bir baştan sona süzüp tiksiniyormuş gibi bakış attı.Sonra hemen kendini toparlayıp"Ben oldukça özgür düşünceli bir kızım.Herkesi kısıtlıyacak yobaz fikirlerdende uzak dururum." Bu sefer ağzımdan kaçan kıkırtıya engel olamayınca kızın komik bir şey mi dedim acaba diye düşünmesine sebep oldum.Komikti ama gerçekten komikti. "Özgür düşünce..Peki bu kadar özgürlük ruhlu bir insansan herkesin özgür yaşaması gerektiğine inanıyosun?" Başını onaylar biçimde salladığında işte dedi zafer çığlıkları atan iç sesim.Tuzağımıza düştü. "Bak adını bilmediğim ama sanını çok duyduğum özgür ruhlu kız!Senin kafana yerleştirdiğin sadece kendine özgü zannettiğin özgürlük aslında geniş bir kavramdır.Özgürlük isteyen herkesin istediği şekilde yaşaması ve istediği kıyafeti giymesidir.Senin şortunu giymen benim ferace giymem gibi..Senin gibi düşünenlerin aksine din özgürlüktür. Günah kavramı esaret değil, kalıp değil ,Rabbimizin istemediği şeyleri yapmak anlamına gelir ki yolun sonunda yine mutlaka üzülen biz oluruz.Çünkü günah yemesi tatlı ama karın ağrısı büyük olan zehirli bir bal gibidir.Ama hadisde de geçtiği üzere dinde zorlama yoktur herkesin kendi tercihidir.Rabbimiz bizi bilgilendirir ki yarın kıyamet gününde benim haberim yoktu demeyelim.Peki sen geniş düşünceliyim dedin neden o zaman az önce beni baştan aşağı süzüp tiksinir bir ifadeyle baktın?" Afallayan kız benden bu sözleri beklemiyor olucak ki kelime aramaya başladı. "Bence senin açıklama yapmana gerek yok.Sadece bir kişinin kıyafetlerinden yaşam tarzını yargılama benden sana tavsiye.Az önce mesela ben senin gibi düşünenler dedim.Düşünce bir insanın karakterini belli eder giyim tarzı değil.Ya ben özgür düşünceliyim deme kolay bizim hakkımızda dedikodu et.Yada inandığın şekilde yaşa karakterini belli et." Son kez gülümseyip arkamı dönüp gittiğimde arkamdan seslerinin kesildiğini duymak bugün ilk kez kahkaka atmama sebep oldu.Hepsinin birden kız haklı deyipte beni tasdiklemeleri  bile umurumda değildi.Rahatlamıştım vesselam.. Aslı da arkamdan gelip sırtıma geçirince "Yavaş ol kızım" diye çemkirdim. "Hümaaa kız resmen senin arkandan düşüncelere daldı. Ayy imana gelcek galiba!!" Kahkahalarıma engel olamazken bir yandan da uyarıyordum kimsenin kalbini açıp bakmadığımız sürece gerçek imanın kimde olduğunu bilemiyeceğimize dair.. ******* Eve geldiğimde hazır bir şekilde beni bekleyen babamı ve Emre yi görünce şaşkınlıkla olduğum yerde kaldım.Nasıl yani bunların nasıl haberi olmuştu? "Neriman hanım aradı bizi.Konuşulması gerekiyormuş." Sesine hasret kaldığım ama bu olayda sesini çok duyacağımın belli olduğu adam da ne diyordu böyle? Allah'ım mesele sandığımdan da ciddiydi... Üzerimi değiştirmiyeceğimi söyleyip dışarı çıktım.Onlarda arkamdan gelince sitenin önünde ne ara geldiğini anlayamadığım taksiye binip yola çıktık. Allah'ım sen yüzümüzü kara çıkarma! ******* Sabah bizim evde mevcut olan sessizlik şimdi de kaplanların evde mevcuttu.Yada belki de hep böyleydi bilemiyorum.Korkuyla bir Sevdaya bir Emreye birde gelmesini son anda haber verdiğim Aslıya baktım.Tam karşımda heran beni öldürücekmiş gibi olan adama tabikide bakmadım. Babam Emir Beyin annesi ve babası birde Neriman teyze odada yaklaşık yarım saattir bir şeyler konuşuyorlardı.Ve ben her geçen dakika daha geriliyordum. "Noldu Hüma hanım sıkıldınızmı?" Bende bu adam ne zaman patlayacak diyordum. "İsterseniz benim odamda şöyle bir tur atın.Muhakkak sıkıntınız geçer." İmalı İmalı bakışlar..Heran üzerime saldırıcakmış gibi duran sırtlan edası..Bende sökmezdi! "Yok ben fazla gizem ve sır barındıran mekânlardan uzak durmaya karar verdim.Teşekkürler Emir Bey!" Evet beni her gördüğünde eladan kahverengiye dönüşen hareleri şimdide siyah rengini almıştı.Görev tamamdır!!! Hem sanane adamın haresinden elasından bilmemnesinden..!!!   İç sesimi dinleyip bakışlarımı Emir beyden çekip salonda gezdirmeye başladım. Koltuklar ne kadar güzeldi.Özel tasarım felanmıydı acaba?Abajurlar ne kadar harikaydı böyle..Kapılar Evet..Neden hala daha içeriden çıkmamıştı bunlar? Stresten fazla su kaybettiğimi düşünüp ayaklandım.Aslının nereye bakışlarına "Su içmeye"  deyince Sevda ayaklandı. "Sen dur ben getiririm." Eğreti bir şekilde tebessüm edip" Hayır kendi suyumu alırım otur sen" deyip daha önce geldiğimde farkettiğim mutfağa doğru yönlendim. Bugün artık alıştığım garip bakışları mutfaktaki çalışanlardan da alınca sadece tebessüm ettim. "Ben su alıcaktım aslında." Sözlerimle girdiğimden beri bakışları üzerimde olan en genç olanı hareketlenip hemen su doldurdu. "Buyrun" Teşekkür edip bir şey demeden salono döndüğümde herkesin gelmiş olduğunu görmek telaşla gerilememe sebep oldu. "Hüma gel kızım." İçimdeki fırtınaya inat sakince onaylanıp adımlarımı Neriman Teyzenin karşısındaki koltuğa yönlendirdim. Ağzından çıkacak olan kelimeleri büyük bir korku ve merakla beklerken o söyleyeceği her neyse zor olduğunu belirtircesine bunu geciktirmeye çalışıyor ve salonda ölüm sessizliği olmasına sebep oluyordu. "Biz düşündük karar verdik.Bu işin tek bir çözüm yolu var." Oh!Neyseki bir çözüm yolu bulmuşlardı. Fakat sonrasında ağzından çıkan cümle benim içimden geçen bir oh için ne kadar erken davrandığımı ispatlar nitelikteydi. "Evlenmeniz lazım!!!"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD