Onu fark etme ihtimalı yok olmasına rağmen kalın perdelerin arkasında gizlenerek, ikinci katın penceresinden haşinle uzaklaşmakta olan adamı gözlerini kısarak dikkatle izliyordu genç kız. Yumruklarını öfkeyle sıktığında avucunun içinde ezilen kalın perdelere rağmen tırnaklarının tenine battığını hissedebiliyordu. O adam her kimse sabahın erken saatinde buraya gelmişti. Omzunda taşıdığı simgenin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyordu. O adam Kraliyet ailesinden biriydi. O kibirli adam her kimse kendisini esaslı birisi olarak gördüğü dik duruşundan, özgüven dolu adımlarından, geniş gergin omuzlarından belliydi. Bu yüzden alt kata inmemişti. O tekin olmayan adam her kimse buradan defolup gidene kadar odadan çıkmayarak beklemek akıllıca olurdu. Şimdiyse o uzaklaşırken Alexandra arka

