Boran’dan Sonunda Elif beni affetti. Üstümden büyük bir yük kalktı, içim huzura erdi resmen. Biraz üşüyorum ama olsun. Arabaya geldik, yedek kıyafet de yoktu; mecbur ıslak ıslak bindim arabaya. Konağa döndük, yol boyunca hiç konuşmadık. Elif camdan yolu izledi, ben de arada bir yandan ona baktım. Bu kızda bir şey var, beni içine çeken bir şey ama ne olduğunu bilmiyorum. Konağın kapısına gelip durdum, indik arabadan. Avludan içeriye girdik, ama girmez olaydık. Tüm konak sanki bizi bekliyormuş gibi herkes avlunun ortasında bize bakıyordu. Önce Elif’i, sonra beni baştan aşağı süzdüler. Ateş, “Nereden geliyorsunuz böyle, ıslak sıçana dönmüşsün,” diye dalga geçti benimle. “Sanane lan, ufak bir işim vardı. Elif’i de yolda gelirken gördüm, yürümesin diye aldım,” dedim. Sonra odama çıktım. İn

