Hiçliğin unutulmuş bir yerinde... Boşlukta yüzen, devasa bir adanın üzerindeki kristal saray tüm görkemiyle gözler önündeydi. Sarayın üzerinde bulunduğu devasa kara parçası gri renkli topraklarla örtülüydü. Fakat yine de hiçliğin ortasında yeterince belli oluyordu. Uzun beyaz saçlara sahip birisi elinde tuttuğu, yere mavi bir sıvı akıtan organla birlikte hızla sarayın içine girdi. Boş sarayın duvarları sanki ona yol veriyormuş gibi biraz daha geriye doğru çekildi. Beyaz saçlı adam buna aldırış etmeksizin yürüdü ve büyük kapılardan geçerek sarayın en büyük odasına geldi. Odanın kapısını açtığı anda sallanan zincirlerin sesi tüm sarayda yankılanmıştı. Beyaz saçlı adam içeriye baktıktan sonra durmadan yürümeye devam etti. Binlerce zincir ile dolu olan bu odada sanki zincirden başka bir ş

