Büyük bir huzursuzlukla açtığım gözlerimi karanlık oda yüzünden tekrar kapadım ve yastığa gömdüm kafamı. İçimde çöreklenen huzursuzluk sürekli düşünmeme neden oluyor, gözüme uyku girmiyordu. Göğsüm sıkışıyor arada bir nefes alamaz hale geliyordum. Sonunda koltuktan kalktım ve cam kenarına gittim. Şehrin ışıklarında gezdirdim gözlerimi. Dün neler olmuştu? Duygularım ne haldeydi? Derin bir nefes aldım ve gözlerimi uzunca kapadım. Gözümün önüne gelen tek bir görüntü vardı. Mine ve kızgın, kırgın bakışları... Camı kapadım ve kendimi tekrar koltuğa bıraktım. Bunun böyle olmayacağını düşünerek üzerime kapüşonlumu giydim ve Murat'ın ziline bastım. Birkaç kez çaldıktan sonra homurdanarak kapıyı açtı. Bir eli gözündeydi. "Ne var ya bu saatte, saatin 3 olduğunun farkındasın umarım Özgün." Sesi de

