Kulaklarımda uğuldayan sesle korkuyla gözlerimi adamın gözlerine çevirdim. O da bana aynı ifadeyle bakarken Mine'nin çığlığı ile kendime gelip adamın üstünden kalktım. Yere düşmüş silahı ayağımla köşeye fırlattım ve Mine'nin bileğinden tuttuğum gibi koşmaya başladım. Bir elimde tüy bir elimde Mine'nin eli son sürat kapıya doğru koşarken kalbim gümbür gümbür atıyordu. "Sen ne yaptığını sanıyorsun Özgün az kalsın adam seni vuruyordu!" diye bağırdı sinirle. Ona cevap vermek yerine hangi taraftan gideceğimi kestirmeye çalışıyordum. Sağ her zaman hayırlıdır diyerek sağ taraftaki koridora girdim. "Sana diyorum!" Mine bir sus kızım ya! Telaşla çıkış kapısı ararken dudaklarımı kemirdim. "Nerden çıkacağız bu geri zekalı yerin bir çıkışı bir exit tabelası yok mu Allah aşkına!" diye bağırdım sinir

