Makarnamızı sorunsuz bir şekilde yedikten sonra Mine kararsız bakışlarını üzerimde gezdirmeye başladı. Yerimde rahatsızca kıpırdandım bunun üzerine. "Akşam gidecek misin?" dedi sonra gözlerimin içine pırıldayarak bakarken. Bir an da sol tarafıma ağır bir yük oturmuştu. Alt dudağımı ısırırken ne cevap vermem gerektiğini kestirmeye çalışıyordum. "Gitmemi ister misin?" dedim tarafsız bir soru yönelterek. "Ah..." dedi önce sonra elinin altında duran çatalla oyalandı. "İstemem." dedikten hemen sonra bana baktı cevap vermemi istercesine. "Tamam gitmiyorum o zaman." dedim ve gülümsedim. Onun da dudakları yukarı kıvrılırken birbirimize tebessüm ettik. Sonra duvardaki saate takıldı gözleri. "Neredeyse unutuyordum Özgün. Yarım saatliğine dışarı çıkmam gerek." Kaşlarımı çatsam da dışarı çıkacak o

